sınıföğr-uygulama

07.10.2009 SINIF BAŞARISININ BİR SIRRI BUGÜN ÖYLESİNE KENDİNİ GÖSTERDİ Kİ!

İÇTENLİKLE COŞKU RÜZARI ESTİRMEYE DEVAM EDİNCE DİRENECEK BİR ÖĞRENCİ KALMAYACAKTIR!

Daha önce derse giren öğretmenlerden durum raporu alındığı bunların velilere sunulduğu sonra gelip sınıfta öğrencilere duyurulduğu konusuna işaret edilmişti.

Hemen hemen bütün öğretmenlerin bir sınıfta üzerinde durdukları banko bir diyebileceğimiz tek öğrenci vardı. Sempatikti yakışıklıydı kibardı ne var ki derslerde hiper aktifliği asla durmuyordu. Babası psikologa da götürüyordu. Bu durum, durum raporlaşmasına rağmen öğretmenlerin bu öğrenci hakkındaki şikayetleri da sürüyordu.

Sınıf Öğretmeni oldukça hüzünlenmişti. Yıkılmazdı ayaktaydı ama insandı hüzünleniyordu.Ve bilinmezdi hüznün dua gücü ve etkisi neydi. Çocuğun babası gelmişti, diğer branş öğretmenleri de vardı. Hüzünlü öğretmen  “Arkadaşlar! Artık sabır modundayız!..” dedi.

Rehberlik dersine girdi  hiç bir olumsuzluktan söz etmedi sadece ve sadece ders desteği sağlayacak olan ve ders desteği alacak öğrencilerin durumlarına yöneldi. Mesela matematik öğretmeninin bu ilgilenme karşısında ders veren öğrencileri övdüğü dile getirildi. 10 a yakın destek veren  öğrenci 10′a yakın destek alan öğrenci arkadaşına ders konularında yardımcı olmuştu bir haftadır, veliler memnundu.

Öğretmen öğrencilerin bu sahiplenmesi karşısındaki sevincini coşkusunu dile getirmek istiyordu, tek tek öğrencileri kutlayamazdı önde oturan o bizim en çok şikayet alan yerinde duramayan öğrenci vardı. Öğretmeni her ne kadar sabır modundayım dediyse de; elini uzattı sınıf  adına arkadaşınızı kutluyorum dedi yanaklarından öptü.

Bir sessizlik oldu…

Zil çaldı.

O öğrenci geldi.

- “Söz veriyorum dedi”

?……………………….

-Hayrola dedi öğretmen konu nedir?

- Söz veriyorum dedi yerinde duramaz ve o kulakları az kızarmış haliyle  yine… Söz veriyorum artık hiç bir öğretmenimi üzmeyeceğim ve sınıftaki arkadaşlarım gibi ben de bir arkadaşımdan hem ders alacağım hem başkasına vereceğim!

!………………………..

- Belki cinliğin :) zamanı değildi ama öğretmen omuzundan tuttu bazı öğretmenlerin de bulunduğu odaya beraberce girdiler,  sözlerini tekrarlaması rica edildi tebessümle ve o aynı coşkuyla sözlerini tekrarladı.

Öğretmeni saçlarından öptü tebrik ve teşekkür etti.

:)   “Siz sonrasına bakın!” demeyin sakın;  kulaklarımız sağır bu konuda!…

Çerçeveyi bırakın siz tabloya bakın

Çünkü bu tablo bile bir ömre bedeldi inanın!…

Belki yarım yamalak taklidi özveriyle işin ucundan tutarak iki üç haftalık bu tarz bir ilgilenmenin, bir öğrencide meydana getirebileceği hareketlenme bu olacaksa beyler!… Afedersiniz ve de Hanfendiler!…

Tam hasbilikle ve yılmadan aylarca gergef işler gibi ilgilenenlerin meydana getirebileceği dalgalanmaları düşünebiliyor musunuz?

Ha bir sınııfta…

Ha bütün yeryüzünde…

06.10.2009  SINFIN TAMAMI EŞLEŞTİRİLDİ LİSTE TUTULDU YAN YANA OTURTULDU

Öğrenci zimmetleme olayından söz etmiştik. Dersinde başarılı olan her öğrenci, desteğe ihtiyacı olan bir öğrenci ile karşılıklı gönül onayıyla kendi istekleriyle sözleşip yan yana oturdular. Durum sınıf oturma planı şeklinde çıkarılıp duvara asılacak ve velilere de çocuklarının kiminle oturduğunu kime yardımcı olduğunu kimden destek aldığını bilmiş olacak..

Hatta şu an yazarken akla gelen bir uygulama da söz konusu olabilir. Bir kaç haftalık deneyimden ya da ilk sınavdan sonra bir başarı elde edildiğinde, organizeli karşılıklı teşekkür ev ziyaretleri bile gerçekleştirilebilir. Ne mutlu olur çocuklar ve aileler di mi?…

İlginç bir şey!…

Abartılı bir sözle diyecek olursak bazen “Ütopya” gibi görülebilecek “Hayal görüyorsun sen!” dedirtecek öyle durumlar oluyor ki, ümit vadetmeyecek basit gibi görülen bir uygulamanız o alemlerden sanki mayalanmış gibi, daneleri serpen çiftçiyi şaşırtacak şekilde bir gelişme gösteriveriyor.

Üzüm çubuğu olduğumuzu bilelim ama o halimize bakmadan o danelere dayelik yapmaya hep varız hazırız diyelim!

Yaparız di mi.. Bu milletin bu evlatlarının sevdalıları olarak eğitim gönüllüsü adanmışı öğretmenlerimiz bu işlere teşnedirler eminiz…

05.10.2009 VELİLER TOPLANTISI VERİMLİYDİ

Çünkü elimizde bütün derslere giren öğretmenlerin Öğrenci durum raporları vardı. Veliler ilk kez öğretmenlerin işe sahip çıktığını gördü, bıranş öğretmeninin kendi yazısıyla değerlendirmeleri okudu, beğenisini sundu.

Haftalık telefonla raporlaşma konusu da bilgilenme ve  ilgilenme açısından velileri oldukça etkiledi.

Üçüncü olarak da sınıfta derslerde başarılı olan çocukların listesi okundu, veliler onore edilmiş oldu mutlu oldular ve çocuklarını sınıfta en azından birer arkadaşına akademik konuda yardımcı olmaları konusunda teşvik etmeleri istendi.

“Ders konusunda çocuklarınızın bir iki arkadaşıyla ilgilenmesi aynı zamanda sınıf davranış durumunu da etkileyeceğinden bu dolaylı olarak kendi çocuklarınıza huzurlu bir sınıf ortamı ve başarı olarak geri dönecektir!” yorumu onları oldukça etkiledi.

Sınıfta öğrenci aracılığıyla evde veliler aracılığıyla bu değerlendirmeler  öğrencilere de yansıdı. Adeta mini bir eğitim seferberliği havası estirilmiş oldu doğal olarak etkilenmiş oldular.

Davranış açısından sınıfın bütünüyle uğraşmak zorunda kalan ve haliyle yıpranan bir sonuç da alamayan öğretmenler de, en azından iki-üç öğrenciye yoğunlaşarak işlerinin ne kadar hafiflediğini gözle görülür şekilde farkettiler.

01.10.2009 ÖĞRENCİYİ ÖĞRENCİYE ZİMMETLEME GİRİŞİMİ ilk gün meyvasını verdi

Sınıfta çoğu öğretmen tarafından özellikle geçen sene şikayet konusu olan zeki ama çalışmayan bir öğrenci -ki okula gelmediği için geçen sene öğrencilerle evine ziyarete gidilmişti- yanında sınıfın çalışan başarılı örnek bir öğrencisiyle birlikte gelip beraber oturmak ve derslerimizi paylaşmak istiyoruz teklifinde bulundular.

Olayı  iyice örnek olsun diye rehberlik dersine taşıyalım dedik ve sanırız daha başka ZİMMET SEVEN öğrencimiz çıkacak gibi… darısı başınıza!…

30.09.2009, ÖĞRETMENLER ARASI ÖĞRENCİ DURUM RAPORU UYGULAMASI İLK KEZ GERÇEKLEŞTİRİLDİ

VE İLK KEZ ÖĞRENCİ ÖĞRENCİYE ZİMMETLENDİ

Sabah aşağıdaki rapor örneği Okul Müdürüne sunuldu, Müdür Bey kalktı ve fotokopi ile çoğalttı bütün öğretmenlerin uygulaması için.

Kendi başımıza düşündüğümüz bir uygulama bütün okulu kapsamış oldu. Her sınıf öğretmeninin elinde hem o günün sonunda Rehberlik dersinde sınıfı için değerlendireceği hem de ilk veliler toplantısında göz önünde bulundurabileceği bir döküman ve belge hazır hale gelmiş oldu.

Sınıfta değerlendirildi bütün öğrencilere bütün öğretmenlerin kendileriyle ilgilendiği iletisi verilmiş oldu.  İlk veli toplantısında özel olarak görüşmek istediğiniz veli de bir yönüyle şimdiden belirlenmiş oldu. Sacayağının üç ayağı bir araya geldi. Öğretmen veli öğrenci arka planda da Rehber öğretmen ve İdareci… Umarız devamlılığı olur.

Öte yandan Rehberlik dersi sadece olumsuzlukların sunulduğu ber alan olmaktan çıkarıldı. Başarının da ölçüldüğü irdelendiği teşvik edildiği platform olması sağlandı ve yine ilk kez bir uygulama gerçekleşti.

Sıralar masalar dolaplar öğrencilere zimmetlenmesi olayı var bu arada… Her öğrenci kendi sırasından sorumlu imzalı zimmetli. Bu öğrenciler tarafından tutanakla imzalanarak tescillendi ve Veliler toplantısında aynı tutanağın veliler tarafından imzalanması sağlanacak hoş  yeni bir uygulama.

Ama bakın!.. Bu uygulama bir ileri adımı getirdi. Bütün öğrenciler öğretmene zimmetlenmişti daha önce. Şimdi Öğrenci öğrenciye zimmetlenme durumu da ortaya çıktı.

Nasıl mı?

Türkçe, Matematik, Fen bilgisi, Sosyal bilgiler ve Yabancı Dil başta olmak üzere derslerinde en başarılı ve istekli öğrenciler belirlendi listesi çıkarıldı. Her birinden en az üç en fazla yedi öğrencinin listede yer aldığı gözlendi. Bir öğrenci Türkçe Matematik ve Fen bilgisi derslerinin üçünde de listede yer alıyordu ve annesi sınıf annesiydi.

Annesiyle beraber bahçede görüldü. Bu fırsat bilindi. Annesinin yanında çocuk yeterince övüldü ve kızınız arkadaşlarına örnek ve öncü olacak dendi. Bir iki öğrenci de yetiştirirse… Anne sevindi öğrenci “Tabi ki çok isterim”dedi.

Bu cümle Rehberlik dersinde kullanıldı.

Bu arkadaşınız bir öğrenci arkadaşına başarılı olduğu üç önemli derste yardımcı olacak!… derken… öğrneci öğrenciye zimmetlenmiş oldu adeta. Öğrenciler arası kardeşlik teessüsü gibi bir şey ortaya çıkıverdi birden. Bu sevgi saygının bilgi ve ilgi ile perçinlenmesi adına bu öğrenci örnek model oldu ve diğer başarılı öğrenciler teşvik edildi. Her kesin bir eğitim arkadaşı olmalı en azından iki üç olursa daha iyi olur. Gönül köprüsü kurar gibi bilgi köprüsü kurulmalı dendi.

Başladı bakalım durum ne olacak?..

YENİ ÇALIŞMA 29.09.2009

ÇARŞAMBA GÜNLERİ ÖĞRETMENLER RAPORLAŞMASI VE REHBERLİK DERSİNDE DEĞERLENDİRİLMESİ

Bu Çarşamba günü Rehberlik saati var. Sabahtan harekete geçebilirsiniz.

ÖĞRENCİ BAŞARI VE DURUM RAPORU

Tarih: Sınıf: Ders: Öğretmen:

Öğrenci no:

Adı soyadı

Akademik durum

Davranış durumu

..
..
..
..
..

Sınıf öğretmeni olarak bu formu fotokopi ile çoğaltır, sınıfınıza giren bıranş öğretmenlerine dağıtır doldurmalarını istersiniz. 11 dersin raporu elinizde son saat rehberlik dersine girersiniz.

Öncelikle öğrencilere MEB tarafından bu sene ciddi açılımların olduğunu duyurursunuz. Özellikle Bireysel eğitim destek odası ve Ev ziyaretleri konusu. Ayrıca öğretmenler arası sınıfların BAŞARI VE DURUM RAPORLARININ tutulduğunu münasip dille anlatırsınız.

İlk haftadan öğrenci ismi okumanın uygun olmadığını düşünüyorsanız sadece elinizdeki raporları gösterip, size derse gelen bütün öğretmenlerin sınıfımız hakkındaki değerlendirmeleri elimde diyebilir,  genel hatlarıyla sınıfınız konusundaki değerlendirmeleri övgüleri varsa şikayetleri, davranış biçimini eleştirme adına özetle iletirsiniz. Bu bir uyarı anlamına gelecektir. Dileyen de şikayet adına ismi çoğu öğretmen tarafından ittifakla verilen bir iki öğrenci ile bire bir görüşebilir, kırmadan hatta onore edebilir samimi ricalarını iletebilir.

Biz bu sene (ileri sınıf olduğu için) doğrudan bire bir öğrencileri uyarmayı uygun görüyoruz. Hangi derste hangi öğrenci hangi bıranş öğretmenine zorluk çıkarmışsa -ki verilere göre çoğunlukla geçen sene de sıkıntı meydana getiren aynı öğrencilerdir bunlar-  daha sene başında ciddi uyarı almış olacaklardır.

Bu uyarının Sınıf öğretmeni öğrenci arasında olduğu, derse ilgisizlikte veya rahatsız edici davranışa devam durumunda konunun ailelere iletilebileceği tatlı ikazında bulunmak da yararlı olacaktır. Tabi ki oturma planında değişiklik yapma gibi tedbirleri zaten düşünürsünüz.

Bir minik hatırlatma: Öğrenci nazarındaki konumunuzun içtenlikle fedakarane onlarla ilgilenme durumunuzun, öz söz kendinizi sevdirmenizin, söz konusu bu uygulamanın etki gücünü ve sürecini doğrudan etkileyeceğini hesaba katmakta yarar var. Yani isteyin ama verebildiğiniz oranda!..

Uygulama sonucu bakalım ne getirecek; burada paylaşılacak

Küçük Adımlar Çocukta Din Eğitim

Öğrencilerimizin başarısında altın kurallar

2009-2010 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI AÇILIMLAR YILI

İL VE İLÇE MÜDÜRLÜKLERİNİN VE OKUL MÜDÜRLERİNİN ÜZERİNDE DURDUĞU ÖNEMLİ YENİ KONU VE UYGULAMALAR

- Her öğretmen aktif olarak gün boyu öğrencilerle birebir yakından ilgilenecek, özellikle sınıf öğretmenleri öğrencilerini ve aile durumları çok iyi etüd edecek, not tutacak

- Okullarda “Bireysel eğitim destek odaları” tahsis edilecek, öğrencilerle iletişim sürdürülecek sorunlarıyla ilgilenilecek, anlamadığı konular irdelenecek, her ay bireysel eğitim raporları hazırlanacak, öğrenci dosyaları tutulacak

- Ev ziyaretleri yapılarak öğrencilerin davranış durumları ve akademik başarıları takip edilecek geliştirilecek, ziyaretler tutanakla kayıt altına alınacak

- Velilerle tanışma ve kaynaşma toplantıları düzenlenecek, ikramlar yapılabilecek

(Not: Yıllardır uygulanması için öneriler sunulan bu gibi konuların MEB tarafından tamim edilmesi sevindiricidir.

Öğretmenlerin gayretleri, ülke çapında başlatılan açılımları güçlendirecek, evrenselleştirecektir).

UYGULAMALARIMIZ YERİ GELDİKÇE BURAYA EKLENECEKTİR uygulanmayacak olan ise asla eklenmeyecektir

Seminerler sürerken öğretmenler yapacaklarını şimididen planlamalı düzenlemeli aralarında ciddi müzakereler yapmalı, her öğrenciyi bir tablo gibi kabul etmeli, ona baktıkça yeni derinlikler keşfetmeli…

Bu yeni açılımlı eğitim öğretim yılında bir kaç öneri:

Mesela “ÜÇ RAPOR” laşma uygulaması

1-SINIF ÖĞRETMENİ-ÖĞRETMENLER RAPORLAŞMASI

Özellikle Sınıf öğretmenleri için: HAFTALIK RAPOR alışverişi…

Her BRANŞ ÖĞRETMENİ ilk haftadan itibaren yıl boşunca girdiği sınıfların genel durumu ve ilgili-ilgisiz-çok ilgili-çok ilgisiz-kişisel veya ailevi sorunu olan-sorun çıkarabilen öğrencileri belirleyip sınıf öğretmenine rapor etmeli, neler yapılabileceği konusunda davranış birliği belirlemeli, sınıf öğretmenleri de bıranş öğretmenlerini gerekli öğrenciler konusunda uyarmalı.

Her SINIF ÖĞRETMENİ BRANŞ ÖĞRETMENLERİNE tek tek sorup her hafta sonu sınıfıyla ilgili bilgi ve değerlendirme almalı.

Şöyle bir öğretmenler arası basitçe raporlaşma form örneği

ÖĞRENCİ BAŞARI VE DURUM RAPORU

Tarih: Sınıf: Ders: Öğretmen:

Öğrenci no:

Adı soyadı

Akademik durum

Davranış durumu

..
..
..
..
..

Bu haftalık öğrenci raporlama işi her hafta tekrarlanmalı ve her hafta sonu sınıf öğretmenleri Rehber öğretmen eşliğinde bir araya gelip durumu gözden geçirmeli… Tedbirler alınmalı gerekli görülen öğrenciler için “Eğitim destek odası” görüşmeleri ve “Ev ziyaretleri” gerçekleştirilmeli…

Şöyle bir ev ziyareti tutanak örneği

…………………………………………… İ.Ö.O.

EV ZİYARETİ TUTANAĞI

Ziyaret tarihi:
Ziyaret sebebi
Öğrenci no: sınıf
Öğrenci adı soyadı
Öğrenci velisinin adı soyadı
Ev adresi
Ziyarete katılan öğretmenler
Ziyarete katılan veliler
Ziyarete katılan öğrenciler
Öğrencinin değerlendirilmesi
Ailenin değerlendirilmesi
Sınıf Öğretmeni             Öğretmen                        Veli                                              Okul Müdürüad soyad imza          ad soyad imza              ad soyad imza                              ……………………..

Ve Müdür yardımcıları, Rehber Öğretmenler, Psikolojik danışmanlar bu işlere öncülük yapsalar kendilerini şu millet evladına bir adasalar ne güzel olur?

:) ne zor iş di mi!… Hadi 15 günde bir bilemediniz ayda bir bu iş ciddi yapılsa!…

Bu zoru üstlenecek öğretmenler gelmeli artık!… Okulunu evi gibi kabul eden kimi zaman evine gitmeyi unutan!…

2-SINIF ÖĞRETMENİ-VELİLER RAPORLAŞMASI

Hangi öğretmen bu işi göze alabilir bilemeyiz ama deneyenler nasıl etkili olduğunu göreceklerdir. Velilere cep numaranızı veriyorsunuz; söz gelimi cuma ve cumartesi günü akşamları diyelim 20.00-23.00 arası arayabilirsiniz diyorsunuz ya da siz çaldırıyorsunuz onlar arıyorlar.

Mail adresinizi vererek de bu işlevi sürdürebilir misiniz bilemiyoruz. Ne var ki yakın gelecekte MEB, öğretmen-veli görüşmesinin MSN yoluyla gerçekleştirilmesi yolunda da bir genelge yayımlarsa şaşmayınız…

Ne görüşüyorsunuz peki? Yukarıda öğretmenler arası haftalık öğrenci raporunun düzenlenmesinden paylaşılmasından söz etmiştik burada da velilerle periyodik olarak haftalık karşılıklı öğrenci raporlaması yapmış olacaksınız.

Yani öğretmen bir haftanın okuldaki öğrencisini velisine, veli de bir haftalık evdeki çocuğunu öğretmene genel hatlarıyla raporlamış ve varsa karşılıklı olağan dışı bir gelişmenin farkına varmış olmaktadırlar. Bu arada velileri çocuklarına nasıl davranmaları gerektiği konusunda uyarmanız da yerinde olacaktır.

Siz bir ray veli bir ray çık oğlum-kızım sırtıma lokomotif ol vagonlar bul yürü diyeceksiniz şimdi !…

Bu periyodik olmaz da gerekli durumlarda olur yine faydalı olur.

Zira öğrenci genel itibariyle ailesinin ve öğretmeninin farkında olmadığı bir davranışı sürdürebilmekte aile ve eğitimci ilgisizliği sürdüğü sürece de bu tutum öğrencide alışkanlık haline gelebilmektedir.

Bu, en azından öğrenciye “Öğretmenim ve anne babam benimle ilgileniyor!” mesajını doğrudan vermiş olacaktır.

Hiç bir sorun söz konusu olmasa bile sadece “Öğretmenin aradı selamı var!” denmesini ve öğrencinizin sınıfta size bakışının farklılaşmasını görmek istemez misiniz?

Sınıf öğretmenleri derste problem çıkardığını belirlediği öğrenciler hakkında idarecilere sınıf öğretmenlerine velilere yapacakları şikayetler, veliyi çağırıp şikayet etmeler, tutanak hazırlamalar, Rehber öğretmene havale etmeler noktasında harcayacakları enerjiyi bu gibi iletişimlere yönlendirseler inanın hem daha baştan çok şeyi önlemiş önlemini almış hem de daha çok verim almış olurlar mutlu ederler mutlu olurlar.

3-SINIF ÖĞRETMENİ-ÖĞRENCİLER RAPORLAŞMASI

Şu öneriye bar kaç öğretmen itiraz etti. “ÜÇ R” yöntemi uygulansa! Yukarıda ikisi geçmişti; birisi öğretmenler arası öğrenci raporlaşması ikincisi velilerle öğretmenin raporlaşması… Üçüncüsü -ki itiraz edilen budur- Öğrencilerin raporlaşması…

Otokontrol mekanizmasına benzer bir uygulama. Öğrenciler sınıflarını kendileri denetleme becerisi nasıl kazanır? Gerek davranış bozuklukları konusunda gerekse akademik başarı açısından söz gelimi 30 kişi son derece iyi niyetle ve hoş uslup ve yaklaşımla sınıf huzurunu bozabilen (öğrencilere kişilere-kişiliklere karşı değil) davranışlara karşı duyarlı olsalar, yerinde tepki verseler. Derslerine yeterli hassasiyeti göstermeyen arkadaşlarını ikaz etse motive edici tutum sergileseler. Birinci kademedeki küme çalışmalarınde olduğu gibi mi olur, bire bir aralarında kardeşlik dostluk hani kankalık kurar gibi eşleştirme şeklinde mi olur…

Haftalık sınıf raporu tutsa başkan başkan yardımcısı ya da demokratik bir seçimle görevlendirilecek ya da öğretmenin belirlediği öğrenciler tarafından sınıfın nabzı haftalık olarak tutulsa, sınıf öğretmenine rapor edilse…

İtiraz noktası burası… Öğrenci öğrenci arkadaşını jurnallemiş ihbar etmiş mi olur? Aralarında bir husumet mi çimlenir? Rehber öğretmen Psikolojik danışmanlarla görüşülmesi gereken bir teklif bu…

Bu yaklaşımın olumlu yanları var mı? Akla ilk gelen nedir? Erken yaşta çocuklarımızın çevrelerine karşı duyarlı olma, egosunu aşma-ben ama o da olmalı deme, olumsuzluklardan başarısızlıklardan rahatsız olma vicdani duyarlılık içinde arkadaşının derdiyle dertlenme, empati kurup olumsuz durumdaki arkadaşı için endişelenme nasıl yardım edebilirim sorgulamasını kazanma!… gibi mesela…

Öğretmenler arası bu tartışmadan şöyle bir öneri de kabul gördü ama en azından!… Sadece idarecilere değil, sadece öğretmenlere değil ve tabi ki sadece velilere de değil… Öğrencilere de iş düşmeli, sorumluluk paylaşlmalılar, paylaşmasını öğrenmeliler; eğitime yönelik bunca çabanın merkezindeki odak noktası esas obje onlar olduğuna göre, onlar da harekete geçirilmeli yöntemince…

Büyük ihtimalle ilk aşamada her hafta söz gelimi rehberlik dersinde veya uygun bir zamanda genel olarak sınıfça,

uygun durumlarda başkana da ve ilgi düzeyi yüksek çokça öğrenciye de sorularak sınıftaki başarılı tutum ve davranışların irdelenmesi sağlanmalı, paylaşılmalı tebrik ve teşvikte bulunmalı…

Söz gelimi Fen öğretmeniniz ilginizden memnun kaldı mı? Nasıl karşıladı katılımınızı?

Nasıl türkçeden dersi iyi dinleyebildiniz mi? Beğendiğiniz aklınızda kalan bir kısmını paylaşmak ister misiniz?

Matematikte anlamadığınız konu oldu mu, hanginiz bunu öğretmeninize sordunuz gibi hatırlatmalar etkili olabilir.

Herhalde daha bir kaç hafta geçmeden, bu ilgilenmeler, aferinler, takdir etmeler karşısında öğrenciler, daha sormadan kendileri sınıftaki davranış ve ders konularındaki başarılarından söz etmeye başlayacaklardır.

Ve sınıftan aldığınız bu haberleri gidip hemen anne babalarına yetiştirseniz :) hani o öğretmen veli haftalık telefon raporlaşmasında sıcağı sıcağına ya da normal bir görüşmede…. kimbilir neler olur neler!..

Bu tutum bütün öğretmenler tarafından benimsenir koordinasyon içinde tatbik edilebilirse zaten olumsuzluklar, olumlu bunca yaklaşımlar arasında kendiliğinden yok olacak daha doğrusu belki de yeşerme hatta oluşma fırsatı bulamayacaktır.

-Ohoooo!… Bunca sorunum, bunca iş güçüm arasında bütün bunlarla nasıl uğraşırım ben!..

-Demek her şeyi elinizin tersiyle itiyorsunuz öyle mi?

-Nasıl yani?

-E siz öğretmen değil miydiniz ve her şey eğitime bağlıydı hani :)

-Tamam peki bunca şeyi nasıl takip edebilirim aklımda nasıl tutarım?

-Cebinizdeki çantanızdaki o akıl defterinizi unuttunuz!…

…. Öğretmenler haydi!.. Tam zamanı… Öğretmenlik yapma zamanı!…

Uygulama zamanı gelince durum paylaşılacaktır

09.09.2009

Bir NOT DEFTERİ olmalı cebinizde veya çantanızda taşıyabileceğiniz; özellikle sınıf öğretmeni iseniz. Her sayfayı veya yaprağı bir öğrenciye ayırmalı öğrenci ve ailesi hakkında notlar tutmalı ve bunları diğer öğretmenlerle yeri geldikçe velilerle paylaşmalısınız.

Bu defteri yanınızda gezdirirseniz sizi rahatsız ettiğini :) arada cebinizden dürttüğünü çantanızdan seslendiğini fark edebilir ve kendinizi teneffüslerin rehavetine kaptırmama adına vefakar bir uyarıcı misyonu gördüğünü hissebilirsiniz.

Ve an gelir ki o sizi değil siz onu dürtmeye başlarsınız; yürürken yerken içerken belki de elinizde olmadan namazda kıyamda iken aklınıza geliveren bir öğrenci durumunu bir uygulama fikrini hemen not etme ihtiyacını duyarsınız defterinizin sinesini açıp sinenizi ona boşaltmaya başlarsınız; bütünleşmişsinizdir onunla artık!…

İlim satırda değil sadırda evet! Ama nice hakikatlar hep kalemden kağıda kağıttan dile sonra gönüle akıp yer etmemiş midir? Hele insan nisyan ile malul iken, kendini disipline etme planlama yönlendirme yerine rahat ve rahavete meyyal iken!..

Bir sır verelim; kalem kağıt elinizdeyken bir konuda üretici düşüncede bulunmayı düşünün, ileri geri bir yürüyün, bir de kağıt kalem elinizde yokken deneyin; bir kaç kez yapın bunu ve farkı görün!… (Bunu derken, elinde kağıt kalem, koruma eşliğinde derin havuzda su altında yürüyerek fikir üretmeye çalışan, yüzlerce teknik buluşa imza atan bir japon bilim adamı geldi şu an aklımıza).

İKRAMLI ANKETLİ VELİ TOPLANTISI

Başka önemli ilginç bir öneri İlk hafta sınıf öğretmeni olduğunuz sınıf öğrencileriyle heyecan verici bir organizasyona girişebilirsiniz. Bu sene ilk kez farklı bir veli tanışma toplantısı yapalım mı diye coşku uyarabilirsiniz; hem öğrencilerde hem de velilerinde. Katılımın da fazla olduğunu göreceksiniz.

Genelde okul kapanırken kermesler veda yeme içmeleri yapılır. Sizin bunu tersine çeviriniz, başlarken bunu yapınız yatırım yapınız. Öğrenciler evlerinde kek poğuça kurabiye türü susuz yağsız ikramlar hazırlayacak plastik tabak bardak ve duruma göre içecek aldıracaksınız. Dersiniz bittikten sonra ya da uygun zamanda bir-iki saat okulda kalacak ve tanışma veli toplantısı yapacaksınız, belirleyeceğiniz öğrencilerle servis yaptırarak bir güzel velilerin midesini dolduracak gönüllerini hoş edeceksiniz. Tabi ki idarenizi de…

Sonra mı?

Sonra önceden hazırladığınız dosya kağıtlarını ve kalemleri ellerine tutuşturacak, kendi isimlerini başa yazarak, sınıf öğretmeni olduğunuz öğrenciyi bütün yönleriyle tanıtacak şekilde yazmasını isteyeceksiniz: psikiyatristlerin hastalarına yaptıkları gibi…

Genelde 6.sınıfta öğrenci tanıma fişleri doldurulur. Mutlaka yararlıdır yapılmalıdır. Fakat zannederiz anne babanın tanımlaması daha farklı olabilecektir.

Anne babanın ayrı veya beraber olma durumları, evde şiddeü veya geçimsizlik durumu, ekonomik durumun belirtilmesi özellikle istenmeli. Velilerin cep ve ev telefonlarını yazmalarını da hatırlatmak da yerinde olur

Uğraşırız biz bu işle derseniz bir psikiyatristle psikologla psikolojik danışmanla rehber öğretmenle işbirliği yapıp test de hazırlayabilirsiniz ne de klas olur ama!

Sonra sizin sunacaklarınız varsa önemli gördüklerinizi ana başlıklar halinde sunacak dilerseniz basılmış çoğaltılmış nüshalar halinde dağıtabileceksiniz.

Velilerle hangi gün hangi saatler görüşme yapabileceğiniz belirtilmeli.

Velilerin vereceği bilgilerin son derece özel olduğu öğrencinin başarısı adına sınıf öğretmenine ait sır kalacağı teminatı verilmeli

Şu örnek sorulara eklemeler düzeltmeler yapılabilir

SAYIN VELİ  ……………………  tarihinde saat  ……….’de yapılacak toplantıya teşriflerinizi rica ederizGÜNDEM1-Velilere yeme-içme ikramı2-Velilerin çocukları hakkında ANKET doldurması

3- 2009-2010 eğ-öğretim yılı için Sınıf öğretmeni açıklamaları

……….    ………..

…/… sınıf öğretmeni

.

Tarih:

……………………  İ.Ö.O. VELİ TOPLANTISI

ANKET UYGULAMASI

Veli Adı soyadı Öğrenci adı:
Ev tel: Anne cep: Baba cep:
Ev adresi: Mail adresi:
Anne baba sağ mı -Ayrı mı
Anne baba meslekleri
Ailenin geçim durumu – kaç kardeş
Anne baba geçimsizliği ve etkisi
Evde şiddet olup olmadığı (İçki  kumar   vb alışkanlık?)
Evinizde çocuğunuz için gördüğünüz en önemli olumsuzluk nedir?
Çocuğunuzu karakter, yetenek, akıl, duygusallık, çalışkanlık, tembellik, uyumluluk, inatçılık, kavgacılık,kıskançlık vb en baskın durumlarını yazınız.
Çocuğunuzun en çok ilgilendiği ve israrla ilgilenmek istediği alışkanlıkları ve uğraşları nelerdir. Top, internet, tv izleme, el işleri, resim, müzik vb.
Çocuğunuzda gözlemlediğiniz mesleki eğilim–mesleki yetenek ne
Çocuğunuzun evdeki çalışma ortamı ve yöntemi nedir
Çocuğunuzun sağlık durumu ve bu konuda uyarınız nedir?
Çocuğunuzun başarılı ve mutlu olması sizce nelere bağlıdır
Okul idaresinden talepleriniz nelerdir?
Sınıf öğretmeninden talepleriniz  nelerdir?

Olabilecekleri alabileceğiniz tepkileri hayal edebildiğinizden emin olduğumuz için daha fazla detaya girmiyoruz.

SBS KOÇLUĞU

Bu sene öğretmenlerin seminer döneminde bazı okullarda bir araya gelip sunumlar yapmaları gecikmiş ve tam kıvamında olamasa da güzel ve önemli bir adım ve uygulama olmuştur.

MEB’in bu seneki yeni yaklaşımları gözlemlediğimiz kadarıyla bazı öğretmenleri de ciddi tetiklemiş ateşlemiş bir araya gelip müzakerelerde bulunmalarına yol açmıştır. İşte böyle bir araya gelip fikir alışverişinde bulunma sebebiyle ortaya çıkan bir güzel öneri; Yukarıdaki uygulamalara ek olarak:

- Bir dershaneden (mesela körfez) alınan çalışma takip formu özellikle 8. sınıflar için uygulanabilir. Sınıf öğretmenleri SBS koçluğu yapabilir. Haftada bir iki saat okulda öğrencilerin sınavlara hazırlanmalarına yardımcı ve rehber olunabilir…

(Burası özel okul değil böyle şeyler olmaz denmesi tasvip edilemez kuşkusuz. Diğer tasvip edilemeyen tutum da bu okulun koşulları, sorumluların ilgisizliği karşısında “Ben ne yapabilirim ben mi düzelteceğim”, “Böyle gelmiş böyle gider”e uymalıyım diyen muallimin yaklaşımı)

ÖĞRENCİ BIRANŞ TEMSİLCİLİĞİ

Bu seminer dönemi oldukça verimli oldu. Bugün Arşimet gibi sevinçle koşturabilecek bir yeni öneri ortaya çıktı. Bakalım nasıl bulacaksınız.

Büyük Millet meclisinde grubu bulunma durumu gibi bir şey. Bıranş öğretmenleri gibi bıranş öğrencileri, ders grubu, derslere göre temsilciler belirleme durumu… Ya da kluplere göre öğrenci dağılımı gibi bir uygulama.

Söz gelimi Türkçe Matematik Fen bilgisi ve diğer derslerin her birinden en başarılı ve istekli 3-5 öğrenci belirliyorsunuz. Bu öğrenciler  temsilcisi oldukları ve görev almakla benimsedikleri o bıranşta o sınıfın ilgi, başarı proje vb durumlarıyla yakından ilgileniyor takip ediyor rapor tutuyorlar. Başarısızlıkları giderme başarıyı arttırma yolunda çareler üretiyorlar.  Hatta şimdiden öğretmenlik öğreniyorlar.

Sınıf öğretmeni olarak siz haftalık rehberlik ders kontrolünüzde her ders temsilcilerine haftalık durumu gelişmeleri soruyorsunuz. ÖĞRETMEN ÖĞRENCİ RAPORLAŞMASINA benzer bir durum.

Bu durumda bu iki ayrı gibi görülen yaklaşım şeklini bir araya getirebilir daha zengin bir uygulama ortaya çıkarabilirsiniz.

Bu ne kazandıracak? Eğitim adına yapılacak bir şey olacak en azından. Öğrencilere birer görev verme onları ilgisiz boş bırakmama adına aktivite sağlamış olacaksınız. Bir sorumluluk vermiş olacaksınız. Ve de gözlemleyeceksiniz yeni fikirlerin yaklaşım şekillerinin doğmasına zemin hazırlamış olacaksınız; siz de öğreneceksiniz…

Bu yaklaşım biçimi aynı zamanda çoklu zeka kuramına uygun olarak, öğrencilerin kendi yetenekleri ve başarılı oldukları alan doğrultusunda ön çıkmalarına o alanı benimsemelerine gelişmelerine zemin hazırlayabilir.

Kuşkusuz bir kaç bıranşta başarılı olabilecek öğrencilerin yolu tıkanmamalı hızları da kesilmemeli; bir öğrenci bir kaç bıranşta birden bulunabileceği gibi, zaman zaman grup üyelerinin yer değiştirmeleri de sağlanabilir.

17.09.2009

İLK DERSTE NELER YAPILABİLİR SINIF NASIL YÖNETİLİR

Sınıf Yönetimi Açısından Etkili Öğretmen Davranışları >>> MİLLİ EĞİTİM DERGİSİ

Sınıf Yönetimi ayrıntılı ve açıklamalı 35 sayfalık word dökümanı indir

1- Sınıf Yönetimine Giriş
2- Sınıf Yönetiminde etkili olan bireysel farklılıklar
3- Hareketlerimizin kaynağı: Motivasyon
4- Davranış oluşturma ve değiştirme
5- Sınıf kurallarını belirlemek ve uygulamak
6- Sınıftaki tartışmaları yönetmek
7- Olumlu Öğretmen-Öğrenci ilişkisi
8- Olumlu Sınıf İklimi
9- Rahatsız edici davranışlar ve Disiplin
10- Zor öğrencilerle başaçıkma
11- Disiplin sorunlarını önleme ve çözme
12- İstenmeyen öğrenci davranışları ve başaçıkma yolları (Aslı Yüksel)

1-SINIF YÖNETİMİNE GİRİŞ (yukarıdaki linklerden tamamını indirebilirsiniz)
Prof. Dr. Mustafa ERGÜN Afyon Kocatepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim ÜyesiSınıf Yönetimi, öğretmenin
Sınıftaki zamanı etkili kullanmak,
İlgi ve merak uyandıran bir atmosfer yaratmak,
Ve öğrencilerde olumlu davranışlar geliştirmek
için sınıfta yaptığı düzenlemelerdir.Sınıftaki bir numaralı problem disiplin değildir. Nedir öyleyse?
Sınıf kurallarının olmaması ve ne yapılacağının bilinmemesidir!!!

Her sınıf için geçerli bir sınıf yönetimi modeli yoktur.
Çünkü okul düzeyi, ders, öğrencilerin sosyal ve psikolojik özellikleri, öğretmenin bilgisi ve kişiliği gibi faktörler sınıf yönetimini değiştirir.

Sınıftaki öğrencileri farklı kültürel değerleri ve dünya görüşleri vardır:
(Onların belli kritik durumlar karşısında ne düşündüğünü ve ne yapabileceğini öğrenin)

Sınıf Yönetimi, öğretmen ve öğrenciler sınıfa girmeden önce başlar!
Öğrencilerin tanınması, konunun bilinmesi, motivasyon, güç dengesi, sosyal etkileşim vs.

Okulun ilk günü yaptığınız şey, sizin daha sonraki bir yıl içinde başarı ve başarısızlığınızı belirler. Sınıfınızı, okulun ilk günü kazanıp veya kaybedeceksiniz

• İlk etkileme ve etkilenme çok önemlidir.
Ne olduğu değil nasıl algılandığı önemlidir.

Sınıf Yönetiminin unsurları:
• Sınıf iklimi
• Örgüt
• Motivasyon
• İlişkiler
• Müdahale
• “Bütün bunlar ustaca düzenlenmeli ve kullanılmalıdır.”

Sınıf Yönetiminin Boyutları
• Psikososyal yönetim (sınıfın psikolojik ve sosyal dinamikleri)
• Fiziki ortam yönetimi (sınıf düzeni ve malzemeleri, ekipman)
• Öğretimsel yönetim (haftalık program, gruplama, ders planı)
• Örgüt yönetimi (kişiler arası ilişkiler, çalışma ortamı)
• İşlemler yönetimi (sınıf kuralları ve uygulanmaSı)
• Davranış yönetimi (istenen ve istenmeyen davranışlar)

Sınıf Yönetiminin Dili
• Mümkün olduğu kadar mütevazi ol
• Gereksiz çatışmalardan kaçın
• Saygılı ve pozitif ol
• Bir “olay”dan sonra normale dön
• Kararlı ol, saldırgan olma
• Sınıfın dışındaki “olay”larla da ilgilen

Sınıfta 4 tip öğretmen vardır
Kolaylaştırıcı
Öğrencileri motive eden, ortak sorumluluk hissi veren, sadece sınırları çizen, “bizim sınıfımız”
Serbest bırakıcı
Öğrenci ilgilerine göre onları serbest bırakan, sınırların tam çizilmediği, karmaşık sınıf ortamı
Orkestra gibi yöneten
Dış motivasyon var, öğrencileri kendi yönlendirir, kısa hedefler peşinde koşar, “benim sınıfım”
Egemen öğretmen
Kesin itaat ister, kuralsız cezalandırma, patron her zaman öğretmen, negatif enerji

Yeni öğretmenlerin Sınıf Yönetimi hataları
• Ne isteyip ne istemediklerini bilmezler.
• Teşekkür ve övgünün sınırını bilmezler.
• Bir öğrenci veya grupla çok ilgilenip sınıfın geri kalanını ihmal ederler.
• Öğrencilerin dikkatini çekmeden yeni bir konuya başlarlar.
• Çok hızlı ve bazen de cırtlak konuşurlar.
• Bir yerde çok ayakta veya oturur kalırlar.

Bir öğretmenin korkulu rüyası
• Yeni bir sınıf
• Sınıfta açık bir muhalefet
• Gürültülü sınıflar
• Sınıfı kontrol edememe
• Utanma, öfke ve hayal kırıklığı duyguları
• İşini yapmak için gerekli aletlerin olmaması
• Sınıf kurallarını tam koymadıkları için çelişkili hareket yaparlar.
• Beden dilini ve yüz ifadelerini doğru kullanmazlar.
• Sınıfın belli bir kısmıyla ders yaparlar.
• Öğrencileri sınıfın huzurunda azarlarlar.
• İstenmeyen davranışlara zamanında müdahale etmezler. Vs.

Sınıfta kullanılan dil çok önemlidir.
Öğretmen A:
• “Bu uyduruk kağıtları bir daha görmek istemiyorum.”
• “Susun! Yoksa. . .”
“Siz zaten bunu anlamazsınız ki!..”
• “Ne zaman çalışıp öğreneceksiniz?!..”
Öğretmen B:
Öğrencilere söz geçiremeyen, kimsenin dinlemediği ve ciddiye almadığı öğretmen
Öğrencilerin zamanını çalan, pekiştireç vermeyen, saygısız ve soğuk yüzlü öğretmen

• Dinle, dinle, dinle…
• Öğrencilere isimleriyle hitap et.
• “Lütfen” ve “Teşekkür ederim.” sözlerini sık kullan.

— Evet kitaplardan yararlanmalı mutlaka, deneyimli muallimlerden de… Ama sanat kavramını kullanacaksak şayet,”Sunallah” kuran mefhumu düşünülmeli, her işin ve şeyin “Etkana külle şey” nasıl sağlam yapıldığı hatırlanmalı ve “Sanki Allah, Peygamberi, inananlar ve bütün insanlar beğenecek teftiş edecekmiş gibi” standartlar üstü iş yapılması gerektiği bilinç haline getirilmeli öncelikle ve iki kanatlı olmalı Zülkarneyn gibi:

İç sanata ve dış sanata beraber sahip olmaya bakmalı. Kalp ve beyin imarı çift buudlu Mimar ister.

— İçinizi bu coşkuyla donatmışsanız yol ve yöntemini de bulacaksınız demektir. Ve işin sırrı içten kaynayan bu COŞKU nun yansımasından ibarettir.  Gerçi burada bu işin lafı yapılmaktadır. Dünya üzerinde nice numunei imtisal fedakar eğitim gönüllüleri bunun pratiğini zaten yapmaktadır.

— COŞKU kavramını söyledikten sonra  ÖFKE kavramı da RAHATA DÜŞKÜNLÜK de KAYITSIZLIK da zaten tamamen ruh dünyanızdan silinmiş gitmiş olmaktadır eminiz…

— Dersi mutlu ve verimli şekilde işleyebilmemiz için neler yapmamız gerekir deyip öğrencilerin benimseyecekleri değerleri kendilerinin bulması sağlanabilir tahtaya not edilebilir. Sonra öğretmen kendince şu sözleşmeye onları yönlendirebilir.

*****” Ciddi ol katı olma neşeli ol sulu olma.!” cümlesi yıl boyunca derslerimizde sloganımız olsun mu çocuklar!

***** “Sevgi bilgi ilgi” kavramları karşılıklı davranış biçimimiz olsa!.. Kalbim de beynim de sizin size hizmet sunmaya geldim çocuklar ve siz olmadan olmaz sizden de sevgi bilgi ilgi konusunda destek bekliyorum.

— COŞKU bulaşıcı. Bıkkınlık da öyle. Ne beden dilinizle ne de bakışlarınızla bu imajı  vermemeli. Tebessümün sadaka olduğunu öğretenler de bizleriz esasen.

— COŞKUNUN ikizi SABIR. Bir öğrenciyi bir tebessümle kazanırsınız bir diğerini bir yıl boyunca kaplumbağa yumurtasına bakarcasına beklemekle ancak… Bu da sizin mesleki imtihanınız mirim!

— Sınıfta öğretmeni en çok zorlayan üzen iki durum olabilmekte. Birisi ders akışını etkileyen öğrenci konuşmaları kimi zaman çileden çıkaran davranışları…Diğeri de derse olan ilgisizlik hazırlanmama ve katılımın olmaması.

O zaman sorunun iki kaynağı var demektir.

Bir, öğretmenin öğrenciyi konuşturmasını bilememesi yöntemince yaklaşamaması ki öğrenci konuşma ihtiyacını farklı şekilde gidermiş olmakta,

İki, öğretmen öğrencinin derse yönelmesini sağlayabilecek sunumu yapamamakta vesile ve vasıtaları yöntem ve teknikleri ona iletememekte ki öğrencinin dikkatini çekecek bir durum olmadığı için o derse karşı ilgisiz kalmakta…

Bu durumda öğrencinin ilgisi çekilecek ve öğrenci konuşturulacak… Alternatifi yok bunun.

Yani öğrenciye “SUS!” demek aslında öğretmenin kendisini susturması ya da boşa konuşması demektir. Susturulan öğrenci ne kadar dinler ve anlar?

Beraber konuşmayı deneyecek öğrenecek direneceksiniz çaresiz. Ve yeni farklı orjinal sunumlar gerçekleştirmediğiniz heyecanlar üretmediğiniz sürece hem klasik geldik klasik kalmaya mahkum olacağız hem de öğrenciye bir şeyler veremediğimiz gibi bizden de çok şey gitmiş olacak demektir.

Hem!..  “Sus!”, “Sus!” diyerek harcayacağımız enerjiyi, ilgilerini sabırla cekme mücadelesinde harcamak daha akıllıca olmaz mı!

Evet doğru düşünüyorsunuz şu an; sabırsız olmayacak bu iş :)

— O zaman alternatif çözüm sunalım: Tehdidvari ve öğrenciyi öğdetmenden ve dersten soğutan uzaklaştıran “Sus!” komutları karşısında (ki çoğu çocuk evlerinde “Sus!” larla zaten ailelerinden kendilerinden eşya ve hadiselerden zaten yeterince uzaklaştırılmış değiller midir?) siz onları kendinizden uzaklaştıran değil yaklaştıran olunuz. Ve tepkinizi HÜZÜNLÜ BİR BAKIŞLA iletmekle yetininiz.

Ve bir MÜSAMAHA ZAVİYENİZ olsun, açınız ya da pencereniz yelpazeniz veya listeniz…

Psikolojik olarak hiç birimiz bir durumla sınırlanmak istemeyiz faaliyette lezzet vardır hareket ve değişiklik isteriz. E siz sınıfta bu değişiklikleri değişimleri orjinallikleri ortaya koyamazsanız fıtrat konuşacak ve öğrenci konuşacaktır.

Bu sebeple öğrencilerin bazı konuşmalarının ve davranışlarının musamaha listenizde olduğunu düşünürseniz çok rahat edersiniz bir deneyiniz…

— Çoklu zeka kuramını dikkate alarak farklı yetenekteki öğrencileri farketmeye becerilerini ön plana çıkarmaya dikkat etmeli. Hatta ders konularını bu şekilde farklı şekillerde işlenmesinin yolunu açmalı.

— Mesela Namaz dualarını kimler biliyor diyerek dinleyerek sıralara göre üç kişiyi EZBER ÖĞRETMENİ veya TEMSİLCİSİ olarak seçilebilir. Onlar liste tutarak her hafta sırasıyla sübhaneke kevser ihlas… 32 farz… dinleyip not tutabilir. Öğretmen de rutin kontrollerini yapabilir. Süre anlamlarının sunulması mesela fiil süresinde çizgi filim izletilmesi uygun olabilir.

— İlahi bilenleri güzel okuyanları bir ilahi grubu halinde değerlendirebilir, ders sonu bir iki dakika bir parça sunması sağlanabilir.

— Söz gelimi bir öğrenci güzel resim yapıyor, diğeri güzel şiir yazabiliyor, bir başkası ses tonu ve diksiyonuyla güzel sunum yapıyor, diğeri tiyatro konusunda beceri sahibi… İnternetten yararlanma becerisi gelişmiş olabilir… Bunlara da fırsat tanıyacak şekilde görevlendirmeler yapılabilir. Arada bir o haftaki konunuzun bir resimle bir şiirle bir ezgi ile bir tiyatro sunumu ile işlenmesi süslenmesi ne de hoş ve unutulmaz olur!

— Sınıfınızda bir banka müdürü  belirleyebilir soru bankası oluşturabilirsiniz. Çok soru soran cevaplar verme heveslisi öğrencileri değerlendirebilir, sorulan soruları veya soracak sorusu olanların sorularını not ettirebilir fırsat buldukça ders sonu bir ikisine cevap bulmaları için onları harekete geçirebilirsiniz. Sınıfı soru sormaya cevap bulmaya araştırmaya heveslendirmelisiniz böylece.

DERS İŞLEME YÖNTEM VE TEKNİKLERİ

— Bölgelere şehirlere Okullara sınıflara ve öğrencilere göre ders sunum biçimleri farklılık gösterebilir kuşkusuz. Yararlı bulduğunuzu benimseyebilir değiştirebilir düzeltebilir ilave edebilirsiniz.

Deftere not tutma. Dersi önemli cümlelerle özet yazdırabilirsiniz. Bir önceki haftadan konu verebilir, özlü cümleler halinde deftere yazmasını isteyebilirsiniz. Ya da işlenecek konu ile ilgili üç soru belirleyip özlüce cevap yazmasını isteyebilirsiniz. Derste herkes defterinden sorularınıza cveap verebilir.

Fotokopi çalışması. Özellikle temel konularda konuyu bütün hatlarıyla özetle derleyip toparlayan fotokopiler hazırlanıp dağıtılabilir, işlenecek konular bir hafta öncesinden verilerek öğrencinin onu anlaması ve ek bilgiler fikirler üretmesi istenebilir. Yukarıdaki sayfalarda bazı örnekler sunulmuştur.

Sorular hazırlama. Her hafta işlenecek konuyu önemli 3-5 soruya dönüştürüp öğrenciye verebilir ders kitabı diğer kitaplar internet aile gibi kaynaklardan cevaplar bulması sınıfta paylaşması istenebilir.

Küme-grup çalışması 3-5 kişilik gruplar halinde sırasıyla öğrencilerin tahtaya geçerek veya ön kısma sıralar çekerek sunumlar yapması, birbirlerine sorular sormaları sağlanarak konu işlenebilir.

Tahtada konu başlıklar halinde yazılıp altlarını öğrencilerin doldurması istenir. Mesela

1-Tanım:Ahlak nedir

2-Kaynak: Bu konuda Ayet hadis ne der

3-Sebepler: Neden güzel ahlak gereklidir

4-Sonuçlar: (yarar zarar) Güzel ahlakın olumlu sonuçları Kötü ahlakın kötü sonuçları neler olabilir

5-Önlemler: Güzel ahlakı yerleştirmek kötü ahlakı önlemek için neler yapılmalıdır?

Tahta ikiye bölünür Bir konu bir kavram hakkında veya soracağınız soruya cevap olarak hızlıca süratle ardı ardına öğrencilerden cevaplar vermelerini isteyebilir, tahtanın ağ tarafına verecekleri cevapları karışık loarak kelimeler veya kısa cümleler halinde yazdırabilirsiniz. Dersin yarısı geçtikten sonra beraberce o karmaşık kavramları birer ana fikir cümlesi haline getirip tahtanın sol tarafına maddeler halinde yazdırır, defterlerine de not etmelerini isteyebilirsiniz.

Tahta dörde bölünür Konunun uygunluğuna göre 4 ana başlık olarak ayrı bölümlere yazılır. Mesela Yardımlaşma

Sol üste Başlık Kavram Tanım yazılır önemi belirtilir

Sol alta Kaynak yazılır (Ayet Hadis Kitap)

Sağ üste Çeşitleri

Sağ alta Yararları

Konu haritası çıkarma maddeleri paylaşma

Bir konuyu farklı yönleriyle maddeleştirerek her madde ayrı bir öğrenciye veya öğrenci gruplarına verilir. Sırasıyla sunmaları istenir. Mesela

Kader nedir? Varlığının kanıtları nelerdir

İrade nedir? Varlığının kanıtları nelerdir

Kader kavramının Fiziksel Biyolojik Toplumsal yasalarla ilgisi nedir?

Kader irade – Allah insan ilişkisi nasıl sağlanır – İnsan kaderin robotu mu?

Drama yöntemi uygulanmalı Mesela, diğergamlık empati konusu

“Müminler bir vücudun azaları gibidir birindeki arıza diğerlerini de rahatsız eder!”

Tahtaya bir insan silüeti çizersiniz “Kim gelip burada kendini bir organ olarak belirlemek ister?” dersiniz; görürsünüz ki hepsi birden kalkmak istiyor. Kimi göz kimi kulak kimi el kimi ayak olarak ismini yazarak kendi konumunu belirler. İşte inanan insanlar birbirlerine ve insanalığa karşı böyle bir bütün gibidir onların derdini hissetmemesi mümkün olmaz.

Ardından pekiştirmek için tahtaya bir öğrenci kaldırırsınız, “Şu an dişin ağrıyor gibi yap bakalım arkadaşların bunu anlayacak mı? Eliyle çenesini tutar. Dişin ağrıdı ama elin yardıma koştu bak dersiniz… vb…

Haftalık Performans sayfası Bizce en ideal ve gözde olanı. Bir o kadar da zor; öğrenci ve öğretmen için yorucu ama bir o kadar da verimli bir yöntem.

Bildiğiniz gibi performans çalışması bir dönemde bir iki üç kez verilebiliyor. Ne var ki çoğu öğretmen bunun tam etkili olduğu kanaatinde değil. Çünkü çoğu öğrenci performans ödevinin teslim edileceği son hafta internetten çıktılar alarak dosyaya koyarak öğretmene vermekte ayrıca bazılarını doğrudan veliler hazırlamakta…

Bizce bu dönemlik performans çalışması haftalık olmalı ve her konu için birer sayfa sunumu haline getirilmelidir. Öğrenci araştırıp yazaraken öğrenebileceği gibi sınıfta önündeki kağıdından paylaşarak da bu bilgisini pekiştirecektir. İnceleyip notunu verdikten sonra da iade edeceksiniz elinde araştırması bulunacak dosyasında kalacak gerektiğinde başvuracaktır.

Bir konuyu doğrudan verebileceğiniz gibi o konu ile ilgili düşündürücü sorular da verebilirsiniz. Kaynak olarak ders kitabından diğer kitaplardan internetten aileden bilgi toplamasını kendi düşünce ve yorumları eklemesini isteyebilirsiniz.

Öğrencinin elinden birer sayfalık çalışmayı her hafta alıyor sınıf sınıf ayrı dosyalarda topluyorsunuz. Teneffüs aralarında dilerseniz evinizde tek tek okuyor A-B-C-D gibi değerler veriyorsunuz, notlarını kendi sınıf listelerine ekliyorsunuz. Dönem sonu not verirken iki performans notunu buna göre veremeniz bile mümkün olabilir zira gerçek anlamda öğrencinin pirformansını ifade edecektir.

Sizi yine zora mı koştuk…

Ama yapılabilir bu…

Yapılmayanı buraya yazmamaya söz verdik bir kere…

Genç öğretmenler özellikle yapın bunu lütfen!…

Umarız MEB’imiz bu işe ciddi el atar.

17.09.2009

Kavram haritalama zihin yapılandırma fikir üretme duygu coşkulama

Bu popüler yöntem bizce haftalık performans çalışmasının ruh ikizi gibi görülmelidir.

Yani öğrenci haftalık çalışmasını kavramları vurgulayarak zihninde biçimlendirerek fikirler üreterek duygusal bir tad da katarak düzenlemelidir. Öğretmen de sınıfta bu dört boyutlu çalışmaya kıvam kazandırmalıdır.

Bir örnek: Tahtanın tam ortasına daire çizip güneş ışığı imajı veriyorsunuz içine Vahyi simgeleyen kitap çiziyorsunuz. Ardından çevresine oklar çıkarak, dilerseniz yine daireler içine Kuran ile ilgili önemli kavramları yazıyorsunuz yazdırıyorsunuz.

Kuranın iniş yeri tarihi melek ismi ilk ayetler, ayetlerin verdiği mesajlar, kutsal kitap isimleri Peygamberleri, Din isimleri de eklenebilir şemaya. Cüz süre ayet tanım ve sayıları, kimin tarafından kitaplaştırıldığı ve çoğaltıldığı, Kuranın evrenselliği, bilimsel işaretleri, korunma garantisi gibi nitelikleri vb. gerekli görülen bilgiler de eklenebilir.

Performans hazırlamış öğrencilerden cevaplar yorumlar alıyorsunuz. Anlamlı fikir cümlelerini aralara serpiştiriyorsunuz. Öğrenciler de isterlerse performans çalışmalarını bu tarz hazırlayarak gelebiliyorlar.

Ve bu çalışma aslında başlı başına bir dönemlik performans çalışması kıvamında kendisini gösterir.

19.09.200

  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.