2012çalışma

18.05.2012

Aşağıda sözünü ettiğimiz uygulama (özellikle 10.sınıflarda) son derece olumlu sonuç verdi. Normal koşullarda sessiz oturan bir öğrencinin ne kadar güzel sunumlar yapabileceği ve sahip olduğu kültürü paylaşabileceği gerçeği ortaya çıktı. Dinleyen öğrenci kitlesinin de benzer uygulama için özendirildiği “haftaya ben sunayım!” şeklinde katılımları gözlendi. Hatta öğrenciler dinlerken gözleri parlıyor çehreleri tebessümleşiyor mutluluk okunuyordu. Sınıf o arkadaşlarını sanki hiç böyle görmemişlerdi belki de imreniyorlardı. (Eh tabi her zamanki gibi bir kaç öğrenciye tatlı sert bakışınızla yütfen dinleyiniz! mesajı verildiği de oluyordu)

Ve öğretmenlerimiz için çok önemli bir bilgi ve yorum kaynağı ortaya çakmış oluyordu. Gençleri etkileyen güncel popüler kitapları tanıdığınızda en azından öğretmen olarak sizin zihniniz harekete geçiyor fikirler üretiyor bilgi birikiminizi harekete geçirip yeni yorumlar üretiyorsunuz ve öğrencilerin yorumlarıyla farklı yorumlara ulaşıyorsunuz. Gençliğin düşünce hayatını etkileyen çok okunan kitapları bilmek daha güzel düşünceleri sunma ve Kur’an’ın evrenselliğini güncel bakışla iletme fırsatı adına önem kazanıyorndu.

Bir örnek size:

Öğretmenlik hayatınızın en ciddi sorusu olabilecek o konu. Allah neden biliyor yaratıyor ve kötülüklere acılara izin veriyor?

Farklı açılardan bakış ve detay isteyenler >>nedenfarkliyaratilis

Ciddi hazırlanmış 9.sınıf öğrencisi kızımız. Aşağıda maddeler halinde vereceğimiz fotokopi çalışmamızı iyice okumuş öncelikle ve iki sayfa notlar tutarak ek bilgiler getirmişti.

İNSANLARIN YARATILIŞ SEBEBİ
FARKLI ŞEKİLLERDE YARATILMASI
ACILAR ALLAHIN RAHMETİ VE ADALETİ

1-Allah C.C. bir Kudsi hadiste dendiği gibi “Ben gizli bir hazineydim bilinmekliği istedim”.
Bir güzel kitapta şöyle bir cümle var: “Her Cemal ve Kemal sahibi kendi Cemal ve Kemalini görmek ve göstermek ister.
Her varlığın ve olayın insana bakan yönü bir bir-kaç iken Allaha bakan yönü binlercedir ve sınırsızdır.
Var olmak kadar güzel bir şey var mı. Yok olmayı hatta tekrar var olacağımıza inansak bile ölümü kim ister? Kim annesinin sevdiğinin kardeşinin arkadaşının güzel yüzüne bakmaktan, çiçekleriyle baharın yıldızlarıyla semanın yakamozlarıyla denizin güzelliğiyle buluşmaktan mutluluk duymaz?

2-Meleklerde nefis cinsellik yeme içme yoktur. İnsan ise acıkır ve yer. Bu ALlah’ın ‘REZZAK’ ismiyle güzelliklerini nimetlerini bize göstermesi demektir. Hasta olur ‘ŞAFİ’ ismiyle şifa buluruz, derde düşer derman arar dua ile onunla buluşuruz. Günah işler hata eder iç huzuru için onun kapısına döneriz, arındığımızı hissederiz. Erkeklik ve dişilik yönüyle insanda tabi ki annede (Allahın Rahim ismini taşıyan) Ana rahminde yeni bir insan sanatı icra edilmekte. Melekte olmayan güzelliklerimizle Allah için varlıkların gözdesi güzidesi en muhteşemiyiz.
İnsan olarak bizim O yüce Yaratıcıyı anlamada ve sevmede bir farklılığımız var. O muhteşem isimlerin Sahibi Allah’ın en muhteşem eseri olma onurunu taşımak ne müstesna ne ulaşılmaz bir paye…

Bu ikisini detaylı sunduktan sonra Öğretmen, öğretmen masasına bir öğretmen gibi kurulan :) o öğrencimiz aşağıdaki maddeleri sıraladı:

3-Kur’an Allah’ın zulüm ve haksızlık yapmadığından Rahmet ve merhametinden bahseder. Evrendeki ve insandaki sınırsız denebilecek nimetleri ve güzellikleri gözlemleyerek bunu daha belirgin görmek mümkün. Ayrıca sonsuz cennet hayatı da verecek.

4-Allah Rahmetiyle hep karşılıksız ve peşin vermiştir. Haksızlık iddiası ve hak arayışı hakkımız çiğnendiğinde veya verilmediğinde söz konusu olur. Allah hangi hak ettiğimizi vermemiştir veya elimizden almıştır. Almış veya vermemişse verilenler bizim malımız değildi ki zaten. Mal mülk sahibi oydu. Ya bir dese Kulum sana karşılıksız verdiklerimin hakkını bir öde. Kaldı ki her istediğimizi vermemişse elimizden bazı şeyleri almışsa bu, bizim olumsuzluklara düşmememiz ve yerine daha güzellerini ve fazlasını vereceği içindir. Bu yüzden ‘Hayırlısı olsun’, ‘Allah hakkımızda hayırlı olanı versin!’ demez miyiz?

5-SÜPER CÜMLE: Allah yaratırken hep güzel mükemmel yaratır ve OLUMLU SONUÇLARINA GÖRE YARATIR. Onu olumsuz hale getiren insanın nefis arzuları olmaktadır. Güneş yakar elektrik çarpar su boğar… çekilsinler hayatımızdan denir mi? Temiz emanet edilen doğayı kirleten kimdir? Tertemiz masum verilen bebeleri ne hallere getiren insanoğlu değil midir? Bıçak kurban ekmek keser. Kimi alır onu insan keser; suç kimde. Hani irademiz özgürdü… o zaman sorumlu da…
İrademiz dışı olan depremler kazalar vb. zaten sorumlu olmayız sabrederiz gereğini yaparız ödülümüz burda farklı güzellik şeklinde ve de ebedi alemde verilir.

6-Kalem kağıt alalım elimize günlük haftalık aylık yıllık ömürlük çetele tutalım blanço çıkaralım. Hayattaki karımızı zararımız elde ettiklerimizi mahrum olduklarımızı listeleyelim. Şu son 24 saatin haftanın ayın, kaçta kaçını yokluk dert elem gözyaşı acı açlık hastalık gibi olumsuzluk içinde yaşadım. (Az sayıda müstesna kişi ve insanlar kendi özel konumlarında değerlendirilir tabi ki)
Ömür boyu çekilen sıkıntılarımızı toplasak üç beş günü geçmeyen yekün karşımıza çıkar. Hayatımızda hep güzellik sağlık mutluluk hakim olmaktadır. Olumsuza çeviren yine insan elidir. İrademiz dışındakinden sorumlu olmayız sabreder mücadele eder ödül alırız.

7-Kur’an diyor İMTİHAN… Kim her şeye rağmen sabırla iyilik yolunda devam edecek ibadetler hayırlar yapacak. Kim doğruluk güzellik ve hayır yolundan dönecek inkara günahlara dalacak.
Dolayısıyla dünya hizmet yeri ahiret ücret yeridir. Ölüm olduğu için burada daha baştan her şeyin mükemmel olması beklenemez.

24 altın: 24 saati veren Allah. Bir kaç saatini ibadetle ona geri vererek sonsuz cenneti kazanmak esas en güzel varlık avantajıdır.

Üç şerefeli minare: Ortadaki şerefedeyiz gibi düşünmeli.
Üstümüzde olan iki kısım insan var: Nimetlerde fazla olanlar Acılarda fazla olanlar.
Altımızda olan iki kısım insan var: Nimetlerde bizden az olanlar Acılarda bizden az olanlar
Her minare basamağı varlığa gelişimizden itibaren verilen nimetler demektir. Hiç yokken verene teşekkür etmeli. Üstümüzde acısı fazla olanlara bakıp şükretmeli Altımızda nimette bizden az olanlara bakıp hem şükretmeli hem de yardım…
Üstümüzdeki nimette fazla olanlarla altımızdaki acıları az olanlara takılıp şikayetçi olmamalı

ANLATILANLAR TEORİK BİLGİ olabilir. Ama gerçeklerin ifadesidir.

NİMETLERLE ÇEVRİLİ olanlarla
ACILARLA ÇEVRİLİ olanların birden bu pencerelerden bakması zor olabilir. Ama güzel bakmaktan güzel görmekten başka bir çare bir sihirli değnek var mı hayatımızdan lezzet alabilmek ve bunu ebedileştermek için!

Ne güzel demiştir Söz Sultanımız Efendimiz: “Allahım azdıran zenginlikten isyan ettiren açlıktan-acılardan sana sığınırım ve senden af ve afiyet isterim”

Bir diğer örnek:

- Sizce evrensel çapta EN ŞAHANE HATA hangisidir? diye sordu öğretmen. (Öğretmen kendince Hz.Adem ve Havva’nın yasak meyvayı yeme olayına dikkat çekmeyi düşünüyordu. Hatta Kur’an’da ve hadislerde zikredilen Peygamberlerin kendilerince hata kabul ettikleri bazı durumlar da irdelenebilirdi.)

- Yasak meyvanın yenmesi diye cevap verdi bir 11. ve 10. sınıf öğrencisi ayrı oturumlarda.

Öğrenciler okudukları yabancı kültüre ait bir kitabı kendi değerleriyle yorumlanabileceği gerçeğiyle karşı karyıyaydı.

- Peki sizce evrensel çapta EN BERBAT HATA hangisidir? diye ikinci soru ile gündemi belirleyince öğretmen, yine düşünen genç beyinlerden bir öğrenci atıldı “Şeytan!” dedi. (Yine öğretmenin söylemeyi planladığı gibi)

Sıra bu iki konuda gerekçeleri bulmaları için öğrencinin önüne yeni bir düşünce alanı açmaya gelmişti.

- Neden EN ŞAHANE HATA ve neden EN BERBAT HATA? Kim cevap verecek?

Bu sefer işte öğretmenin düşünemediği yorumlar bile gelmeye başlayıverdi

(BU ARADA tahtaya bu yorumlar kısa kısa yazılırken bir öğrencinin de bir sayfaya öğretmen için yazılanları not alması sağlanmıştı)

1-Adı üzerinde Adem’in yaptığı bilinçli başkaldırı ve isyan hatası değildi. İsyan amaçlı değildi Ademinki, kasıtlı değildi.
2-Şeytanın hatası ise benliğiyle isyana kurgulanmış bilinçli bir reddetme kabullenmeme hatası idi. İsyan amaçlıydı şeytanınki, kasıtlıydı.

1-Ademin hatası Yaratıcıya karşı yakarışa dönüşmüştü, tevbe edilmiş af dilenmiş, hata küçülmüş küçülmüş af ile yok olmuştu.
2-Şeytan ise Yaratıcıya karşı af dileme yerine diklenme yolunu seçmiş ve düşmanca intikam alma duygusu ortaya koymuştu. Hatası büyümüş büyüdükçe evrenselleşmiş ebedi cehenneme dönüşmüştü.

- Peki kim okuduğu bu kitaptan hangi yönde en çok etkilendi. hayata bakışında ne gibi değişim oldu?

Kitabı öğretmenin masasına oturup konferans verir gibi sunan ve öğretmeniyle birlikte arkadaşlarını da etkileyen öğrencimiz ilginç bir yorum yaptı:

-Hayata ve olaylara karşı ‘Öngörülü Yaklaşım’ ı öğrendim. Yani tercih edeceğim durumlarda acele etmemeyi duygusal yaklaşmamayı ve sonuçlarını mutlaka düşünmenin gerektiğini anladım…Yani dedi öğrenci, HOŞ GÖRÜNEN HEVESLE hareket etmenin hiç hoş olmayacağı sonucuna vardım.

-Kitaptaki bütün tercihler sonunda ölümle noktalanıyordu.

Öğretmen tam yeri dedi ve Kur’an’ın tercihler konusunu hatırlattı. Hayata gelmeden çok önceden Şeytana sunulan secde tercihinden, Kabilin ilk tercihini kıskançlık düşmanlık ve cinayet şeklinde yaptığından söz etti. Bütün Peygamberleri ve Kutsal kitapları insanlara daima iman-inkar iyilik-kötülük hayır-şer sivap-günah ve cennet-cehennem gibi tercihlerden ve o tercihlerin sonuçlarından bahsettiğini görüyoruz diye hatırlattı.

Kaderin irademiz dışı ve TERCİHİMİZ olmadan var ettikleri ve yazdıklarının yanında insanın TERCİH GÜCÜNÜ ifade eden İRADE’sine geniş bir alan bıraktığı, TERCİHLERE göre SORUMLULUK olacağı, insanın tercihi söz konusu olmadan bir kader yazması bulunmadığı gerçeğini anlattı.

Şu ayet tercihler konusunda ne güzel ufuk çiziyor: “sizin HAYIRLI BİR TERCİH diye düşündüğünüz şey belki sizin için OLUMSUZ SONUÇ verecek bir ŞER’dir. ŞER gördüğünüz de bir HAYIR olabilir.
(“Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz.” Bakara, 216)

Ve çok önemli diye uyardığı son hususla oturum kapandı

-TERCİHLERİNİZİ ASLA KENDİ BAŞINIZA YAPMAMALISINIZ?
Nitekim üniversite tercihlerinde nasıl ailenize Danışman öğretmenlerinize yakın dostlarınıza danışıyor görüşlerini alıyorsunuz; Dinimizce hoş görülmeyen konularla karşılaştığınızda da tercihlerinizi daima dünyadaki olumsuz sonuçlarını düşünerek, Allah rızası ve insanlık yararı adına ve ölüm sonrası EBEDİ HAYATINIZI da hesaba katarak yapmalısınız!

Burada iki üç beş sınırlı tercihlerle zorlanabilirsiniz hep YARADAN’ı düşünerek hareket ediniz.

Ediniz ki sonuç hata da olsa Allah onu sevaba çevirsin ve ebedi alemde SINIRSIZ TERCİHLERLE sizi ödüllendirsin… İnşallah dedik hep beraber :)

10.05.2012

Geçen hafta yazılılar tamamlandı.
Bu hafta eksik konular işlendi tamamlandı.
Atatürk ve Din hakkında sözleri Laiklik Taassup Diyanet İşleri Başkanlığı gibi konular.

İlginç bir uygulama oldu. Öğrencilere özellikle arapçaden gelen türkçede kullanılan kelimelerin köklerinden yola çıkarak manasını anlama yöntemi öğretildi.

tefekkür
mütefekkir

baştaki ‘te’ eki mastar anlamı verir bu atılır
baştaki ‘mü’ ekleri de öznelik ve nesnelik anlamı verir atılır
mü ile başlayan kelimelerin sonu ‘i’ ile biterse öznedir ‘e’ ile bitersen nesnedir
çift harfler tek kabul edilir sesli harfler atılır…

geriye f-k-r kök harfleri kalır.
Ne çağrıştıyor size? “FİKİR”
tefekküre uygulayın… fikir etmek, düşünce etmek düşünmek.
mütefekkire uygulayın… fikir eden düşünce eden düşünen

Öğrenciler sonra teşebbüs müteşebbis, tevekkül mütevekkil, teşekkür müteşekkir… gibi pek çok kavram ürettiler anlam verdiler.
aferin size:)

Bir öğrenci sınavda sorulan “Sofi” kelimesiyle ilgili kavramı belirleyin: Kelam Siyer Fıkıh Tasavvuf Akaid Tefsir Hadis
sorusunun cevabını bulmada bize öğrettiğiniz bir teknikle buldum dedi: ‘Sofi’ de s ve f harfleri vardı. Tasavvufta da aynı harfler olduğuna göre doğru cevap o olmalıydı onu işaretledim…

Bugünlerde son iki-üç hafta için farklı bir (proje olmaya aday) uygulama gündeme geldi:

“ÖĞRENCİ KONFERANSLARI” projesi…

1- “KÖTÜLÜK PROBLEMİ KONFERANSI” 9.sınıf (filozofları meşgul eden bir konu :) )

Hikayesi şöyle: Sempatik bir kız öğrenci o! Dinlemiyor göründüğü anlarda bile hassas dinler ve anlardı. Anladığını anlatılan konu ile ilgili sorduğu sorularla ortaya koyardı. Hem de terletici sorular sorardı.

Öğretmen, sınavların bitmesiyle ve özellikle mayıs güneşinin ruhları sardığı şu günlerde öğrencide oluşan dışarıya çıkma serbest oturma muhabbet etme istek ve yönelişini, nasıl sıkmadan sıkıntı vermeden yararlı verimli hale dönüştürebilirim diye kaygılanırken, bir anda o öğrencinin sorusuyla yeni can bulmuş gibi oluverdi.

“ÖĞRETMENİM MERHAMETLİ VE GÜZEL OLAN ALLAH BUNCA KÖTÜLÜKLERE ÇİRKİNLERE HAKSIZLIKLARA NEDEN İZİN VERİYOR?

Her sorusunda olduğu gibi bu öğrencinin bu sorusunda da önce yutkundu öğretmen şöylemi cevap vereyim böyle mi gelgitleri arasında tedirgin de oldu… kimileri yine sıkıcı o konuşmalar diyebilecek of çekecekti çünkü…

Birden akla o önceki uygulamamızda öğrenciye dağıtılan 28 sayfalık ders notlarını içeren dosyalar geldi, bir bir sınıflara tanıtılmış isteyen fotopoki çeksin denmişti. Meğer o sınıfta bir o öğrenci çektirmiş. Konu ile ilgili sayfayı farklı kaynaklardan bilgilerle de besleyerek önümüzdeki hafta derste sınıfa o konuda konferans verecek ve soruları cevaplayacak bir ilim kadını gibi, belki öğretmeni de yardımcı olacak…

Öğretmenin, konferansını videoya çeksek ailene de haber versen Müdür Bey’den de onay alsak… diğer sınıflarda da göstersek… pek kabul görmedi… çekindi öğrenci…

Olur mu olur bir proje önerisi olarak ilçemize ilimize hatta bakanlığımıza sunsak :) Dönemlik performans ödevi gibi iki-üç hafta olmadı her dönem bir hafta bu tarz bir öğrenci konferans haftası uygulasak!…

2- “ŞAHANE HATALAR KONFERANSI” 11.sınıf

Liselilerin çokça okuduğu bir kitap ismi ‘şahane hatalar’, beststeller ABD

Öğretmen çoğunluğun dinlediği sınıfta Diyanet işleri Başkanlığı kuruluşunu, Din görevlileri kavramlarını ve cami içi mevki ve araç gereçlerini çizimlerle anlattı.

Yine öğretmen, aralarında farklı şeylerle meşgul olan iki üç öğrenciye arada değil mi oğlum-kızım ya da bakın arkadaşlar bunun anlamını şu arkadaşlarımız nasıl açıklayacak diyerek dikkatleri toplamaya çalıştı.

Ama (önceki haftalar boyu katılımlarıyla dinlemesiyle önemli soruları özellikli yorumlarıyla farklı bir kültüre sahip olduğu farkedilen) bir kız öğrencimiz vardı ve bir kitaba öylesine dalmıştı ki ona bir türlü dinleme rica öneri ve uyarısında bulunulamadı.

Sıra konu bitiminde son 5 dakikayı doldurmaya gelmişti. Onu da bu öğrencimizle doldurmaya çallışalım bir bakalım diye düşünüldü.

Başını kaldırmadan adeta soluk almadan okuduğun o kitap çok önemli bilgiler düşünceler içeriyor olmalı diye söze başlandı. “Evet!” dedi mütebessim. En çok satanlara arasında yeni çıkan bir kitap!.

Kitap ele alındı incelendi içeriği soruldu. Bu dedi öğrenci hayattaki tercihlerden, tercihlerin hata olabileceğinden, o hataların ihtişamından ve o tercihlerin insanı nereye götüreceğinden, kader denilen hayat çizgilerini insanın kendisinin çizeceğinden söz ediyor…

Zil çaldı, öğretmenin dersi boştu, oturduğu yerden o kitab ile ilgili düşüncelere daldı notlar aldı, yeni zilde de önceki dersi işlediği sınıfa o öğrenciye teklif götürmek üzere yola çıktı bir baktı ki o öğrenci de sınıftan çıkıverdi. Haftaya dedi ne olur bu kitabı bize anlatıver, bir konferans veriver, öğretmen ve öğrenciler aramızda irdeleyelim inançlarımız açısından değerlendirelim. Çevrede toplanan diğer öğrenci arkadaşlarının arasında öğrencimiz ayrı bir heyecanlanmış görevi üstlenmişti.

2- “ŞAHANE HATALAR KONFERANSI” 10.sınıf

Sonraki üç ders arka arkasıya 10.sınıflara aitti.
Şahane hatalar kitabı onlara da soruldu. Epey okuyan kitabın ismini duyan pek çoköğrenci olduğu belirlendi.

Bir sınıfta müzakere edildi. Kitabı iyi anladığını fark ettiğimiz bir öğrencinin, kitapta sadece iki tercih sunuluyor oysa insanın hayatında pek çok tercih ihtimalleri vardır demesi oldukça dikkat çekiciydi.

Esas dikkat çeken ise, kitabın sonu nasıl tamamlanıyor hangi önemli temayı işliyor dendiğinde… Hangi tercih olursa olsun sonu ölümle bitiyor denince öğretmen desenize her yol Romaya gibi her tercih ukbaya her fani Baki’ye akıp gidiyor…

Bir Hadis geliverdi gündeme konunun hararetli akışında “1000 yıllık en ŞAHANE dünya hayatı cennetin bir saatlik O ŞAHANE hayatına denk düşmez. Bin yıllık O ŞAHANE CENNET HAYATI ise bir anlık CEMALULLAH’ı rüyet tadında olamaz!”

İki ayrı 10′uncu sınıf öğrencisi de okudukları o kitapla ilgili değerlendirmeleri sınıflarında yapacaklar.

Bizim değerlendirmelerimiz sonra şekillenecek.

Teneffüste iki öğretmene konu açıldığında kitabı biri birinden ismini duyduğunu diğeri hiç duymadığını belirtti. Biz de ilk kez duyuyoruz.

Ne düşünürsünüz bilemiyoruz. Öğrencinin nabzını arada tutsak nelerin aralarında çok okunduğunu belirlesek hazırlansak bir derste hiç olmazsa gerekli gördüğümüz konularla ilgili kurani değerlerimizi düşüncelerimizi anımsatsak!.. Kur’an kültürümüz bazen nasıl da benzer ve aynı şeyleri ve de daha enfeslerini işliyormuş dedirtsek, hatarlı yaklaşımları ayıklayıversek!

Bakalım haftaya konferanslar nasıl geçecek!..

——————————————————————————————————————
2.DÖNEM İKİNCİ SINAV İÇİN FARKLI YÖNTEM UYGLUNACAK

SORULAR HAZIRLANIP ÖĞRENCİYE VERİLECEK
İÇLERİNDEN 20-25 KADARI SINAVDA SORULACAK

MADEM SORULAR PEŞİN OLSUN HOCAM İNSAF HOCAM! DİYORLAR
ÖYLEYSE BİR ŞEYLER ÖĞRENSİN KERATALAR!.. :)

9-10-11. sınıflar özel hazırlanan aşağıdaki soruları indir
>> 9_10_11_sınıf_Sinav_2-2_sorulari_kurannuru.rar

Türkler Müslüman olmadan önce Gök Tanrı’ya cennete cehenneme inanıyor,  büyüklere saygı duyuyor hırsızlık yalan zina adaletsizlik gibi kötülüklerden uzak kalıyorlardı. Cömertlik cesaret misafirperverlik gibi karakterleriyle de öne çıkan Türkler için hangi tesbit geçerli sayılmaz.

A   Cesaretlerini İslamın Cihad kavramıyla birleştirip Türk

boylarına hakimiyet kurmayı bilmişlerdi

B   İslam dininin inanç ve ahlak ilkeleri Türklerin milli karak

teriyle örtüşüyordu

C   Adaletsizlik yapan Emevilere karşı Abbasileri destekle

miş Ehl-i Beyt mensuplarına yardım etmişlerdi

D   Müslüman Türklerin İslam Dininin evrensel değerleriyle buluşması, özellikle uzun Osmanlı döneminde farklı Din ve ırka mensup milletlere davranışlarında bir esas olmuştu

 İmam Maturidiye göre Peygamber gönderilmese de insan aklıyla Allah’ın varlığını anlayabilir  görüşünü savunurken İmam Eşari Peygamberin gönderilmesi gerekir demiştir. Sizce Eşarinin dayandığı ayet hangisi olabilir?

A   Onlar üzerlerindeki gökyüzüne bakmadılar mı ki, biz onu nasıl bina etmişiz ve süslemişiz

B   Düşünün diye Allah size âyetlerini böyle açıklamaktadır.

C   Biz Rasul göndermedikçe azab edici değiliz

D   Varlıklarda… Aklını kullananlar için ibretler vardır

 

Anadolunun bağrında Ahi Evran tarafından kurulan Yüzyıllarca Müslüman Türk toplumunda kaliteli bir yaşam oluşmasına katkı sağlayan Evrensel boyutta var olmanın temel dinamiklerinden biri sayılan ve günümüzde insanlık adına ihtiyaç duyulan AHİLİK kavramı ne anlama gelmektedir?

A  Allahın çok anıldığı tekke müessesesine mensup olmak

B  Esnaf sanatçı ve tüccarın güzel ahlak ve kardeşlik duygularıyla donatılması

C   Medreselerde bilimsel eserlerin hazırlanması

D   Kışla teşkilatında askerin eğitilmesi moral verilmesi

 

Dünya Müslümanlarının günümüzde diğer inanç ve kültür sahibi büyük devletler karşısındaki, bilim ekonomi silah gücü ve teknoloji konusundaki göreceli geri kalmışlığını kısa bir cümle ile en kapsamlı biçimde ifade etmeye çalış deseler???

A  Avrupa ülkeleri asırlardır sömürge zengini olmuşlardır

B  Müslümanlar Kuran Evren İnsan kitaplarını yeterince okumamış gereğini  yapmamışlardır

C  Diğer ülkeler Haçlı seferleri ve Dünya savaşlarında hep ittifak etmişlerdir

D  Müslümanlar gönül coşkusu ile dua edememişlerdir

 

 

Hangisi diğerlerinin ondan en çok etkilendiği Müslüman Türk bilginidir?

A   Hacı Bektaş Veli   B  Hacı Bayram  Veli    C  Ahmet Yesevi

D   Ahi Evran     E  Mevlana       F   Yunus Emre

 

Kuran ve kitapların sayfa etrafını konu başlıklarını cümle aralarını yaldızlı çizgi ve motiflerle süslemeye ne denir?

A  Tezhib   B  Ebru   C  Hüsnü Hat   D  Minyatür  E  Tezyinat

 

Zor Romen rakamlarıyla hesap yapmak zorundaki Avrupadan üç asır önce sıfır ve ondalık sistemi insanlığa kazandıran Müslüman Türk bilgini kimdir?

A   Battani     B   İbn-i Sina     C   Harezmi     D  Beyruni

E   Uluğ Bey   F  Ali Kuşçu

 

‘Fıkıh mezhebi’ kavramı hangi anlam için kullanılmaktadır

A  İnanç konuları                        B  Din ve ahlak konuları

C  Devlet yönetme konuları     D  İbadet ve hukuk konuları

 

 

Kur’an harfleriyle ayet hadis veciz söz vb. güzel şekillerde yazma sanatına ne denir?

A  Tezhib   B  Ebru   C  Hüsnü Hat   D  Minyatür  E  Tezyinat

 

Cebir ve Logaritmanın kurucusu Müslüman Türk bilgini kimdir?

A   Battani     B   İbn-i Sina     C   Harezmi     D  Biruni

E   Uluğ Bey   F  Ali Kuşçu

 

“Yaratılanı sev Yaratandan ötürü” sözü kime aittir?

A   Yunus Emre                   B  Hacı Bektaş Veli

C   Hacı bayram Veli           D  Mevlana

 

İslam Dininin inanç esaslarını vahiy rehberliğinde ve akıl ve mantık çevrçevesinde  sunan ve bazı teferruata ait konularda farklı düşünen İslam İtikad mezhebi imamları dendiğinde hangi ikisini işaretlerdiniz?

A  Eşari-Maliki                     B   Maturidi-Eşari

C   Hanbeli-Eşari                 D   Maliki-Maturidi

 

İlahi aşk insan sevgisi ve hoşgörü ana temaları, Muhammede köle oldum köle oldum ifadesi, ölüm düğün gecesi “Şeb-i Arus” benzetmesi ve

“Biz ayırmak için değil birleştirmek için geldik!”, “Gel!” “Göründüğün gibi ol olduğun gibi görün!” mesajları size kimi hatırlatıyor?

A   Hacı Bektaş Veli   B  Hacı Bayram  Veli    C  Ahmet Yesevi

D   Ahi Evran     E  Mevlana       F   Yunus Emre

 

Bir mezhep imamı olmayanı belirleyiniz?

A  Eşari    B  Maturidi      C  Ahmet Yesevi   D Şafii

 

Türklerin müslüman olmasında ve ilk Müslüman Türk devletlerini kurmalarında, Hz.Ömer dönemindeki karşılaş

malar, Tavas savaşı, Ehl-i Beyt ve Abbasilerle ilişkiler  Muta

savvıf tüccar ve seyyahlar önemli katkı sağlamıştı.Bu sonuç hangi asırda ortaya çıkmıştır

A   9.yy           B   10. yy          C    11.yy        D   12.yy

 

Hangisi Kur’an’ın iniş sürecini doğru olarak  yansıtır?

A  610-632        B  610-622        C  610-630        D  610-620

Numan bin Sabit hangi mezhebin kurucusu sayılır?

A   Matiridilik        B   Hanefilik       C   Şafilik      D  Eşarilik

 

Kağıt ve deri üzerine  renkli olarak yapılan kitaplara sayfa veya kapak olan iki boyutlu resim sanatına ne denir

A  Tezhib   B  Ebru   C  Hüsnü Hat   D  Minyatür  E  Tezyinat

 

“Mesnevi” size kimi hatırlatıyor?

A   Hacı Bektaş Veli   B  Hacı Bayram  Veli    C  Ahmet Yesevi

D   Ahi Evran     E  Mevlana       F   Yunus Emre

 

Yanlış eşleştirme hangisi?

A  Mevlana-Mesnevi        B  İbn-i Sina Kanun

C  Ebu Hanife er-Risale     D İmam Azam-Fıkhül Ekber

 

İnsan sevgisini esas alan nefes denen ilahilerin de okunduğu dini sohbetleri yaygınlaştıran ve Peygamberimi

zin iki hadisinin anlamını içeren : “Eline beline diline sahip ol” sözüyle ünlü düşünür hangisidir?

A   Hacı Bektaş Veli   B  Hacı Bayram  Veli    C  Ahmet Yesevi

D   Ahi Evran     E  Mevlana       F   Yunus Emre

 

Mabedler başta olmak üzere duvarları kapı ve pencere çevresini  yaldızlı boya ve motiflerle süslemeye ne denir?

A  Tezhib   B  Ebru   C  Hüsnü Hat   D  Minyatür  E  Tezyinat

 

“Divan-ı Hikmet” size kimi hatırlatıyor?

A   Hacı Bektaş Veli   B  Hacı Bayram  Veli    C  Ahmet Yesevi

D   Ahi Evran     E  Mevlana       F   Yunus Emre

 

YENİ.2.DÖNEM  FOTOKOPİLER 1. sınav için

indir >> http://www.mediafire.com/download.php?eec4cllfuqwx7ed
1 Kuran_unitesi (9-10)
2 Kuran_unitesi (11)
3 Kuran_unitesi (12)
4 ÇİN ve HİNT DİNLERİ (12)
5 YAHUDİLİK (12)
6 HIRİSTİYANLIK (12)
7 32 FARZ ABDEST NAMAZ
8 NAMAZ SURELERI DUALARI

YENİ Anadolu Lisesi DİN K.SLAYT ÇALIŞMASI
Kuranda_Hz_Muhammed_kurannuru.rar
Peygamberimizin_ahlaki_kurannuru.rar
Peygamberimizin_sunneti_kurannuru.rar
Domuz_neden_haram_kurannuru.rar

YENİ ÇALIŞMA ANADOLU LİSESİ DERSLERİ
Peygamberlik_delilleri_kurannuru
Peygamberimizin_hayati_kurannuru

ÖNCEKİKİ 4 ÇALIŞMANIN ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ DÜZENLENMİŞ HALİ TAMAMI 5 ÇALIŞMA
Allahin_varligi_Dirilis_Ibadet_kurannuru.rar

2.DÖNEM HAZIRLIĞI: HER ÖĞRENCİNİN ÖNÜNE MÜFREDAT KONULARINI DA İÇEREN 28 SAYFALIK DOSYA…

Öğretmen meslek hayatındaki resimli yorumlu çalışmalarını ve yeni hazırladıklarını bir dosya haline getirir, fotokopi ile 30 dosya hazır eder, 2. dönem başında her öğrenci önüne birer dosya bırakır, sayfa numarası vererek o günkü işleyecekleri konuyu okumalarını takip etmelerini yorumlamalarını yeni fikirler üretmelerini çağrışım yaptıysa yeni sorular getirmelerini ister. Öğretmen, aynı zamanda işlenen konudan sıkılan yetersiz hatta gereksiz bulan kimi öğrencilerin dosyadaki alternatif orjinal çalışmalara da bakıvermesini, zihinlerinin çok yönlü tetiklenmesini de diler.

Bilgi veren yorum yapan öğrencileri dinler, orjinal bulduklarını önlerindeki sayfa kenarlarına (haşiye düşer gibi) kısa cümle halinde not etmelerini sınıf numara ve isimlerini de eklemelerini ister…

Bir saniye!!!

Haşiye mi dedik biz???

:) )))

daha yazamayacağız…

Çünkü yazarken bu haşiye işi aklımıza birden düştü yazmış bulunduk…

Bu fikir bile bir başka heyecan getirdi bizi bitirdi…

Modern çağda akıllı tahtalar tabletler IPad’ler arasında klasik dönem çalışması:

haşiye düşme!…

olur mu olur!

Dua ediniz inşallah olur! :)

21.10.2011
Anadolu Lisesinde 5. hafta bitti.
Beş haftayı DÖRT KELİME ile özetlemeli: COŞKU, SABIR, ORJİNALLİK ve ALTERNATİFLER…

Sabır ve kararlılık içinde Ciddi ve neşeli olma haliyle sunulan orjinal cümleler ve alternatif çalışma yöntemleri, beş haftanın sonunda belli mesafe kaydedilmesine vesile oldu şükür O’na…

Öğrencinin bir kısmı A4 kağıdının dörtte biri büyüklüğündeki kağıtlara konularla ilgili düştükleri notları getirip paylaşıyor dersi biçimlendiriyor.

Öğrencilerin bir kısmı alternatif ve yardımcı kaynak olarak sınıfta gönüllü tercih sonucu verilen fotokopi çalışmasından maddeleri sırasıyla hazırlayıp geliyor derste sunuyor, almayanlar da bir güzel dinliyor

Öğrencilerin bir kısmı bu iki çalışmaya da katılmıyor fakat güzelce dinlediği gibi konuyla ilgili bilgisini ve düşüncesini ifade ediyor.

Öğrencilerin bir kısmı dinliyor ve soru soruyor konu açıyor öğretmenini konuşturarak diğer öğrencilerin farklı yorumları dinlemesine zemin hazırlıyor ve çoğu zaman soru diğer soruları tetikliyor.

Ve geçen hafta bir 9.sınıf kız öğrenci bir çığır açtı :)
öğretmenine öğretmenlik ve öncülük yaptı. İnsanın evrendeki değerini anlatan bir slayt hazırlama teklifinde bulundu. Sınıfta sundu. Öğretmeni de bu açılan çığırdan yürüdü bütün sınıflarda slayt hazırlama kampanyası başlattı. Katılmayanlar özel puanlama harfi alamayanlar ve derslere bilfiil katılamayanlar için yeni bir alternatif çalışma konusu oluştu.

Her sınıf için 3 konu seçildi ilki bu dönem için
Bütün sınıfların konusu aynı 3. ünite Peygamber Efendimiz ünitesi

Diğer iki slayt çalışması ikinci dönem için bütün sınıflarda 4 ve 7 üniteler

İki – üç hafta sonra Peygamberimiz konusunu öğrenci slaytlarını önceden inceleyerek ve en beğenilenden izleyerek işlemeyi düşünüyoruz. Ya da dendi öğrencilere… farklı slaytların en güzel sayfaları seçilerek yeni bir ders slaytı hazırlanır ders ondan işlenir dendi. O slayt için indirme linki de oluşturulabilir…

Buraya kadar olup bitenler 21 den 7-8 sınıf dışında tamamını kapsıyor. Bu sınıflarn yarısı da üniversiteye hazırlanma arefesindeki 12. sınıflar…

Onlara farklı taktik uygulanıyor. Bu hafta işlenen kıyamet ahiret cenaze konusuydu mesela, tahtaya konularla ilgili ilgi çekici kavramlar rastgele yazıldı. Kim anlamını bilecek veya hangi kavram dikkatinizi çekti onunla ilgili sorusu olan var mı gibi… pencereler açıldı.

Ve okulun en çok şikayet alan hatta yaptırım konusunda üzerinde en çok durulan bir 12. sınıfı ile haftanın son gününde son dersinde beraberdik.

Bu sınıf bir tekti… İlk tanışma dersinde öğretmenlerinin sınıfa gelmesinden etkilenmeyen aralarında 10 dakika konuşmaya devam eden, öğretmenlerini ağaç gibi :) sessiz infiali içinde buruk bir tebessümle ayakta bekleten… Öğretmenin bir şeyler anlatma girişimine karşı da kalkıp öğretmenine ayrı bir darbe indiren…

Okulun en ünlü iki kişiden biriydi o delikanlı…

Darbesi de şuydu: Hocam bu sınıf aradığınız sınıf değil… Biz üniversiteye hazırlanıyoruz test çözmek zorundayız…

:( ((((

Ahıret konusuydu konu, çürümüş kemikleri diye başladı öğretmen yine de… hiç olmazsa 5-6 öğrencinin dikkati çekilebilmişti… Daha önce anlattığımız o aktör yapılı öğrenci olayı ve bir öğrencinin öğretmen yardımcısı seçilmesi sonraki haftada gerçekleşti. Yavaş yavaş farklı söylemi ve içten yaklaşımı görüp ısınmaya başlayacaklardı elbet er geç…. Hem vazife yapılırdı olabildiğince içten derinden tükenircesine ama neticesine karışılmazdı…

……

Dördüncü hafta bir derse giremedik, sınıf öğretmeni rica etti, sınıfta ciddi sorunlar var dedi. Rehber öğretmen de gelmişti. Sınıf öğretmenlerini hüzünlü görünce bir başka hüzünlendik o hüznü haftaya derse kadar taşıdık, meğer dostlar, hüzün kadar müessir dua yokmuş anladık!…

……..

5.Hafta yani bu hafta derse geldik… 4 hafta önceki bu iki yıkım olayını da bugün anımsadık yadettik nostalji yaptık biraz.

Konuyu böyle açmamıza sebep olan ise sınıfta bugün ilk kez oluşan bir başka atmosferdi…

Kimi öğretmenlerin öğrenci davranışlarını belirleyip idareye bildirme uyarılarının yanında, muhtemelen tehdidden uzak masumane bilgi ve düşünce sunmaya çalışan ve farklı orjinal yaklaşımların daha önce duymadığı sunumların yapılması karşısında, farklılığın farkına varan o “Bu sınıf aradığınız sınıf değil hocam!” diyen öğrenci birden kalktı ve şunu söyledi:

“ÖĞRETMENİM SANKİ BİR FİLOZOF GİBİSİNİZ?” muhtemelen böyle bir din kültürü dersi anlatımı yaşamamış ve dinin insanın hem aklını hem kalbini tatmin edebileceği ve hayata güzellik sunabileceği konusunda bir deneyimi olmamıştı.

Öğretmenini kendince hayranlığın ifadesi bir filozof yapan bu öğrenciyi ikinci vuran olay şu oldu.

İLGİNÇ… Sangi öğretmenini iki kez vuran bu öğrenciyi KADER kendi gergefinde kanaviçeleri içinde farklı bir şekilde vuruyordu

Konumuz kitaba göre cenaze techiz tekfin defin işlemleriydi evet ama burda bile farklı bir boyutta bu gençlerin zihin ve ruh dünyalarına bir farklı girilmeliydi nasıl girilecekti?

Tahtaya kefenlenmiş ve ayak baş ve göbek tarafından bağlanmış cenaze resmi çizildi ve hayır! diye ses yükseltildi. Çıt çıkmayan sınıfta sanki bir senaryo sahneleniyordu.

Hayır ben bu olamam! Koca evren sadece kendisi için ihtimamla kurulan, dünya güzeli kaş göz ve yüz verilen, duyguları sonsuzluğa el atan böyle mükemmel bir varlık ben!… Böyle sarılıp sarmalanıp 4 kişinin omzunda mezardaki solucanlara servis edilip börtü böceğe yılan ve çıyana yem yapılamam!…

Artık hayır!… diye çığlık atmaya gerek kalmamış. Sessizliğin çığlığı duyuluyordu derinden…

Neden sonra bir öğrencinin, “Hocam! cenazenin üzerine neden bıçak koyarlar?” demesiyle sınıfça normal ritmimize dönebildik..

Garip bir yöneliş oldu. Öğretmen gitti tahtadaki cenaze resminin üzerine bıçak resmi çizeyim derken çatallı uçlu bir kılıç dökülüverdi çizime tebeşirin dilinden adeta bilinçsizce…

Açıklama biter bitmez bunu farkeden bir öğrenci çatallı kılıç değil mi o dedi.

Öğretmen evet dedi hiç bir düşünme planı yapmadan doğal haliyle: “Zülfikar!” Alimizin kılıcı zülfikarımız o bizim!”

O bizim delikanlımız birden dikkat kesildi baktı şaşırdı…

Hani öğretmenim boşa geldiniz bu sınıfta size mama yok! :) der gibi yaklaşan filozof seven o delikanlının, birden arkadaşlarına dönerek heyyyt hareketi çektiğini elini sevinçle göğsüne götürdüğünü farkettik…

Meğer Zülfikar onu bir başka etkilemiş… Meğer alevi imiş… En az bizim kadar onu seven bizim de en az onun kadar onu sevdiğimiz gibi, Ali yi çok sever imiş…

Ellerini bacaklarının arasına aldı başını öne eğdi dakikalarca öyle mest sermest oturdu öğretmenini bir dinledi bir dinledi..

Bu hal öyle bir hal ki… anlatılmaz… O öğrenci bu öğretmen göz göze geldiler tebessümleştiler sanki gayrı iradi elleri uzandı birbirine tokalaştılar yanak yanağa bile geldiler… O an gözlerimizin yakaladığı bir kaç öğrenci simasının anlattığı da ikimizin yüzünde yaşanan aynı mutluluk deseninden farklı değildi, mutlaka tüm sınıf aydı durumdaydı…

Ve o eserlerden öğrendiğimiz müthiş yaklaşım zihinde lemean edince dile getirildi. İlişkilerde iletişimde 9 masum faydalı güzel özelliğimiz varken birbirimizin bir olumsuz yönüne dikkatimizi çeviririz kimi zaman ona odaklanırız o bir olumsuz hal yüzünden sevdiğimizin onca olumlu yanlarını göremez hale geliriz. Birbirimize ön yargıyla bakarız diyalog yollarını kapatırız. Gördüğünüz gibi arkadaşlar hoca talebe ilişkisinde de her iki taraf da son derece olgun kibar yerinde ve anlamlı davranarak ortak çok noktada buluşmasını başarabiliyoruz. Tıpkı duvar tablosu gibi. Başımızı bir karanlık bölgesine dayayıp güzellikleri örtmüyoruz. Tabloya uzak cepheden objektif bakabiliyoruz. Böyle olalım hep!…

Öğretmen öğrenci ve kaderin estirmesiyle meydana gelen bu atmosferde duygu seli oluşmuş nerdeyse duygular damlalaşacaktı… Sanki yılların ayrılığı sonunda bir büyük buluşma gerçekleşiyordu abartısız… Abartısız diye ekliyoruz zira mübalağada zımni yalan riski vardır hepimiz biliyoruz

Ah dedi öğretmen… Sizden şikayette bulunan öğretmen arkadaşlarımız sizin bu içten halinizi görmeliydiler… Bir idareci olsa da çağırsam sizi göstersem… Meleklerin fotoğrafınızı çekmek için yarış yaptıkları bu güzel zarif asil duruşunuzu görebilse idarecilerimiz..

Dedi öğretmen…. kapıya yöneldi insiyaki gayrı ihtiyari… Açtı, başını uzattı bakındı… Bir kişi merdivene yöneliyordu ve O da müdürdü!…

Seslendi öğretmen özür dileyerek davet etti, sınıfın kapısında müdür, öğrenciler şaşkın, öğretmen şaşkın, “Derse müstesna bir katılım gösteren bu öğrencilerimizi huzurunuzda kutluyor onlara teşekkür ediyorum!” deyince öğrenciler alkışladır birden ve tebessüm ve tebrikle ayrıldı müdürümüz.

…İşte dostlar 5 haftanın hikayesi şimdilik bu burda bitti…


15.10.2011 Yakında PROJEKSİYON ALETİ – KÜÇÜK DİZÜSTÜ BİLGİSAYARLA DERSE GÖRE RESİMLİ-ŞEKİLLİ-GRAFİKLİ ANLATIM DERSLERİNE BAŞLIYORUZ tavsiye ederiz, sınıfınız tartışmasız büyünüze teslim olacaktır…. biinayetillah :)

İlk deneme 9.sınıfta küçük dizüstü bilgisayarını getiren bir öğrenci marifetiyle gerçekleştirilmiş oldu. Öğretmen tahta çizimleriyle tek taraflı ve karşılıklı anlatımlarla anlatmayı sürdürdürmeyi düşündüğü bir sırada, bir öğrencinin slayt hazırlama teklifiyle bu ilk denemeyi yaşadıktan sonra; bütün derslerde olmasa bile projeksiyon ile görüntülü Din K. derinin işlenmesinin daha etkili olabileceğini gördü. Of zor dedi zorluk dedi her zorlukla beraber bir kolaylık vardır kelam-ı ilahisini düşününce Of yerine Af ve Oh denmesi gerektiğini ve nefsi yerine yüzlerce öğrencinin ihtiyacını düşünmek mecburiyetinde olduğunu kabullendi :)

İŞTE İLK ÇALIŞMA ÖRNEKLERİ bütün hasenat sadece O’ndan

Varliga_bakis_kurannuru.rar
Allahin_varligi_kurannuru.rar
Olum_sonrasi_hayat_kurannuru.rar
Ibadetin_anlami_degeri_kurannuru.rar

07.10.2011
Steve Jobs ÖLÜM HAYATIN EN GÜZEL İCADIDIR İPad İDead

Öğretmen Arkadaşlara öncelikle şunu belirtmeli: İlk derste neler yapabileceklerimiz konusunda öğrenciyi bilgilendirirken, öğrenci çalışmalarının katkılarının bir öğretmen sitesinde yayınlanacağını ve ülke çapında kimbilir dünya okullarında, birlikte ortaya koyacağımız ürünlerin paylaşılabileceği belirtilince ciddi heveslendiklerini vurgulamalıyız… Öğrencilerimiz yüzler binler öğretmen ve öğrenciye ulaşma düşüncesini tatma sevincini yaşamakta.

01.10.2011

İLK HAFTA TANIŞMA ve dersin önemi ve yöntemi hakkında bilgilendirme ile geçti. Özellikle ÜÇ KİTAP olayı (kuran-evren-insan ve akıl-kalp-nefis (davranış) bütünlüğü yaklaşımı) eminiz çok ezberi bozdu ilgi alanına ve düzeyine etki yaptı.

İKİNCİ HAFTA (9-İnsanın evrendeki konumu, 10-Allahın varlığı, 11-Kader, 12-Ahiret ve insanın varlık amacı konuları) çoğu sınıfta çoğu öğrencinin önerdiğimiz kartlara özlü fikir cümleleri yazıp getirmeleri, paylaşmaları, fikir üretmeleri ve etkili sorular sormalarıyla ve öğretmenlerinin olabildiğince müstesna kavram ve cümlelerle sunumu ile beraberce işlendi. Öğrencilerin, bu cümleyi kitabımızdan bunu internetten bunu anne babamdan aldım bunu kendim düşündüm demelerindeki heyecanı görmeli yaşamalısınız!.

600′e yakın öğrenci kitlesine yönelik olarak orjinal diyebileceğimiz üç esaslı uygulama son derece etkili oldu diyebiliriz

1-Bütün sınıflarda 85′den düşük olmamak üzere -şu an için bir 10′uncu sınıf, ciddi ilgisi katılımı ve yorum ve fikir üretmeleri sebebiyle 93′e çıkan- taban puanların belirlenmesi ve farklı harflerle puan alanlarının tesbiti ile her öğrencinin kendini ifade etmesine zemin hazırlanması ve ilginin coşku halinde sağlanması (Bilemiyoruz bu puanlama etkisini ne kadar sürdürür ama şunu gözlemledik ki gider ayak üniversite hazırlığı içindeki 12 lerde bile etkili olabilmekte bu. Çünkü ciddi ol katı olma neşeli ol sulu olma kurani ölçümüzdeki kararlılığımızı görmüş oluyorlar; puanlamada da bunu kararlılıkla uygulayacağımız kabullenmiş oldular. Sadece bir sınıfta ilgisizliğin az baş göstermesi karşısında sınıf puanlarını 84 e çektiğimizde ve defterimize kaydettiğimizde sükünet ve katılım sağlanmış sonlara doğru tekrar puanları 86′ya çıkarılmıştı. Bu uygulama kulaktan kulağa diğer sınıflara da ulaşmıştı. Müsbet rekabet anlamında sınıfların bu seviye notlarının her sınıfta okunması da gayreti kamçılamakta… Ama meslektaşlarımız! iki hafta kırkı aşkın dersler boyunca öğrencilerin o öğretmenleri sandalye ile tanışma fırsatı bulamamıştı :)

2-Öğrencilerin getirdikleri cümlelerin, ikiye bölünen tahtanın bir tarafına, kavramlar kısa cümleler halinde alt alta not edilmesi, diğer tarafa öğretmenin yazmayı planladıklarıyla denk düşmesi ya da orjinal bir madde olarak yer alması, sona doğru öğretmenin değinilmeyen konuları eklemesi, son derece motive edici yüreklendirici bir uygulama olarak şimdiden yer etti hevesli gençlerin zihinlerinde. Bu arada sorulan sorulara kısaca cümlelerle cevap verilirken, o soru o sınıfın sayfasına not düşülüyor sorana ‘s’ harfi puan olarak veriliyor, o soru diğer sınıflarda da yerine göre paylaşılıyor ya da ileri bir derste cevaplamak üzere soru bankası hesabına kaydediliyor.

TONY BUZAN ile başlayan ‘ZİHİN HARİTALAMA’ olayı bizim kültürümüzde zengin malzeme tabanını bulan bir uygulamadır aslında. Kavram ve cümlelerin bir görselle ilintilendirilmesi, resim, sembol, simge veya çarpıcı bir öge ile grafiklerle sunumu üzerinde israrla duruluyor malumunuz. Resimli fotokopi çalışmaları ve tahtada zaman zaman görsel çizimler etkili olmaktadır tavsiye ederiz.

M.E.B. Günlük planları kaldırdı ne iyi etti. Hele sınırsızlığı anlatan Din.K.Öğretmeleri nasıl rahatladı. Yapılandırmacı, beyin imar edilen eğitimde tarih kucaklayan bu kültür de, öğretmen de onca öğrenci de 45 dakikaya sıkıştırılamazdı… Spontone tutumlar yeni fikir ve yorumlar özellikle genç beyinleri yoran soru ve sorunlara cevap ve çözümler artık geleceğin aydın çocuklarını bir başka yapılandırıyor, bu kesin!…

3-En önemli ve etkili ilk uygulama ise FOTOKOPİ sunumuyla gerçekleşti. Zümre karar maddesi olarak da yer alan bu uygulama gerçek anlamda öğrenciye yorumda uzmanlaşma kapısını aralamakta. Bir bölümünü ‘dökümanindir’ sayfasında downloada açtığımız bu çalışmalar, dersin konusuna göre önlü arkalı bilgilerin bulunduğu bir yapraktan oluşmakta. Gönüllülük esasına göre (ama öncesinde gönüllü olmaları için coşkulu bir konuşma ve puan teklifi ile :) onları gönüllü hale getirerek) seçilen bir tek fotokopi sorumlusu öğrenciye verilen bu çalışma, istenirse diğer öğrenciler tarafından alınıp çoğaltılacak ve konu işlenirken internet kaynağından bilgi getiriyor gibi fotokopiden cümleler paylaşılacak, almayanlar da yararlanmış olacaklardır.

Sene boyunca müfredattaki konu geldikçe yardımcı kaynak kitap sunar gibi önceden hazırladığınız ders başına bir sayfa düşecek şekilde 25-30 sayfayı bulan bu çalışmaların sunulması geleceğe yönelik gelişmeleri gözle görülür hale getirecektir.

Çoğu sınıfta bir kaç kişiyle sınırlı kalmamış bu, tamamının eline geçen sınıflar da olmuştur. Böylece siz zorlanmadan konu akışını unutma riski yaşamadan aksine zenginleştirerek, öğrencilerin ağızlarıyla konuyu bütün yönleriyle işleme-işletme zemininini hazırlamış oluyorsunuz.

GİZLİ HAZİNE

Her öğrenciniz sizin bir gizli hazineniz
Onları GİZLİ HAZİNE ile buluşturabilirsiniz
Bir elmas cam bir metal altın için nelere katlanır niceleri
Her sınıfta 25-35 öğrenciniz siz bir evren zenginisiniz
En az hazine avcıları kadar her türlü canavarla tehlike dolu maceralarla baş edebilirsiniz :)

Bu haftayı ilginç-ibretamiz iki hatıra ile kapatalım.

İlk hafta öğretmenlerini 10-15 dakikalık sabır testinden geçiren bir 12′inci sınıfta ikinci hafta boylu boslu bir delikanlı ile sessiz sedasız öğretmenini izlemeye çalışan bir kız öğrencimiz konuya kahraman oldular.

Biraz da aktör duruşlu ve çevresindeki öğrencilerle zaman zaman yüksek sesle konuşarak dersi ciddi etkileyen, Cemal simasında bir başka tezahür etmiş bu delikanlı, öğretmenine ikinci hafta da hüzün yaşatacaktı belli ki.

Öğretmen kendini göremediği için :) o, bir hüzün bir açlık bir de yorgunluğun eklenmesiyle o siması kimbilir hangi şekli almıştı. Ama başta söz verip kendini bağlamıştı. Ciddiyetten ödün vermemede kararlı olacağı gibi neşeli de olmak zorundaydı. Şimdi siz tasavvur edin yorgun bir yüz hüzünlü bir sima tebessüm onu ne hale getirecekti! Hayat zaten hüzünle tebessümün harman yeri değil miydi.

O bıçkın ve de hırçın delikanlı öğretmenin, tahrik edici tepki vermeden, masasının başında, öğrencilerinin sabırla dinlemeye geçmelerini beklediğini ve çehresinde duygu gel gitlerinin aksedişini desenleşini fark edince zahir, tebessüm etti:

-Hocam ne kadar sabırlısınız dedi!.

Öğretmen de çehresinde tebessümü baskın kılarak mukabelede bulundu

-Siz de kadar centilmen yüzlüsünüz öyle; gelecekte popüler bir dizide önemli bir rolde oynayabilecek bir havanız var doğrusu!

O ana kadar sınıfın en çok ses çıkaranı o öğrenci sanki kilitlenmiş başını öne eğmişti; birden çevresinde tezahürat sesleri yükselmeye başlamıştı.

…….

Ve o sessiz biraz da utangaç kız öğrenci çağrılınca masa başına bütün sınıf dikkat kesilmiş ortalığı sessizlik kaplamıştı.

Öğrenciler sanki sınıfta bir öğrenciyi model yapıyorlar, birden o öğrencinin karakterine bürünüveriyorlardı. Biliyor musunuz bu ilginç tesbiti uygulamalı, her sınıfta biraz da fark ettirmeden belirleyeceğiniz bir kaç öğrenciyi motive ederek dengeleri koruyarak ön plana çıkarmanızla model rol sunmasını sağlamanızla, siz koca sınıfı rahatlıkla yönlendirebilirsiniz… Her sınıfta kendinize yardımcı öğretmen edinin deriz…

Sınıf yönetimi kitapları…
Evet de… Bazen isteminizin dışındaki olaylar, farkına varmadan görünmez bir el ile mecra değiştiriveriyor kendi doğallığı içinde hükmünü icra ediveriyor sanki…

Öğretmen şöyle dedi o mahcub ama ilgide lider suskun sempatik öğrencisine:

Bana yardımcı öğretmenlik yapar mısınız?
Sizin derse yoğun ilginiz sebebiyle eğer kabul ederseniz bu fotokopiyi size vermek istiyorum okur yararlanırsınız, dileyen arkadaşlarınız da sizden alabilir. Buradaki cümleleri yeri geldikçe derste öğretmene hatırlatıp dersin zenginleşmesini sağlar mısınız?

………!!!

Öğrencilerin yükselen kaygılı sesiyle farkına vardık!..

Meğer öğrencimizin gözleri yaşarmış hatta dolmuş…
Meğer bu hareketli biraz şamatacı sınıf içinde, sessizliği ile belki de kendini farke edilemez olarak gören bu mahcup öğrenci, seçilmişlik duygusuyla bir öğretmenlik misyonu yüklenmiş olmasıyla, oldukça duygulanmış…
Sınıfta bir yardımcı öğretmen ararken arkadan bir başkası bir başkası… Zenginleşiverdik birden. Güçlü bir rüzgar oluşmuştu sörf zamanıydı…

Bu havadan yararlanarak tahtaya insanın varlık amacına yönelik kavramlar kısa cümleler yazılıverdi, seç bakalım tarzı bir yöntemle öğrenci kavram seçti öğretmen açıkladı…

Mesela “GİZLİ HAZİNE” kavramı evet son derece gizemli dikkat çekiciydi ve onu seçtiler. Tam yerinde bir seçimdi… Öğrenciye kaybettiğinizde çok üzüldüğünüz ve onu bulmak için telaşla koşturduğunuz olayları düşününüz gözlemlerinizi hatırlayınız dendi. Kimlik cüzdan pasaport kaybı etkilerdi her insanı, bir servet kaybı hele bir annenin evladını; düşünsenize kaybetmesini mecnunun leylasını … Ya da doğrudan tırnaklarıyla toprağı kazarak varlığı kesin bilinen bir hazinenin aranmasını… Filimlerdeki hazine avcılarının karşılaştığı zorluklara rağmen işin peşini bırakmamalarını… Çölde devesini kaybeden adamın sevincini Bedir esirleri içinde yavrusunu arayan o anne hikayesini…

Ve…. Kendini arayış…

O sonsuz hazinelerin sahibi Rahman’ı arayış…

Ben gizli bir hazine idim bilinmekliği istedim… Ve her Cemal ve Kemal sahibi kendi cemal ve kemalini görmek e gistermek ister… Neden mi var edildik. O sonsuz hazineye ulaşmak için var edildik…

………………

Öğretmenin gözü son dakikada o sınıf gözdesi aktör yapılı delikanlıya ilişti, sessiz infiali belki de iç infilakı içinde adeta vecdle ve o estetik tebessümüyle, öğretmeninin tebessümler sarmış yüzünü izliyordu… Kimbilir belki de o GİZLİ HAZİNE’yi arıyordu… Zil çaldı…

21.09.2011
İlk 8 derste 9-10-11-12. sınıflarda tanışma performansı son derece memnuniyet vericiydi.
Şimdilik öğrenciye hatta öğretmene de ilginç gelen bir uygulama, “Fındık-pamuk taban fiyatları” gibi ” sınıf ilgisine ve performansına göre “SINIF TABAN NOT DÜZEYİNİN BELİRLENRMESİ” :) oldu.

Öğretmen ilk dersteki bu ciddi ilgiye karşı bu sınıfın alt not sınırı 85 olsun, haftalar süresince 5 ana kaynaktan (ders kitabı, kütüphane, internet, aile, öğrenci yorumu) elde edecekleri, A4 kağıdının dörtte biri büyüklüğündeki kağıda düşecekleri önemli cümleleri getirip sınıfta yorumlayanlara fikir üretenlere 100 verilecek dendi, pek memnun kaldılar.

Bir 11′inci sınıfta hareketli olduğu ilk anda belli olan bir delikanlının kader konusunda çıkardığı “Kaderin önceden belirlenmesi ile insan neden sorumlu tutuluyor?” yolundaki sorusu sebebiyle sınıfın taban puanı 87′ye yükseltildi, soru sorana “S” puanı verildi. Dersimizin nazik yaman bir katılımcısı oluverdi ilk yarım saat içinde…

12′inci sınıfın birinde öğretmen ilk 10 dakikada sabır sınavı verdi, B planıyla sonraki dakikalarda durulma gözlendi; zannederiz zihinlerdeki Din K. dersine karşı bazı kalıplar kabuk çatlattı… Çünkü her biri nobel ödüllü profesör yerine kondu ve yeni bir insan modeli çizmeleri önerisiyle karşı karşıya bırakıldılar…

Diğer bir 12′inci sınıf ise, sıcak ve 8′inci ders olmasına ve diğer 12′ler çıkalı 5-10 dakika olmasına rağmen yerlerinde kalıp gösterdikleri fikir fırtınası sebebiyle taban puanlarını daha ilk derste 90 yaptılar. Dersten çıkınca 3-4 öğretmeni şaşkın bulduk. Meğer daha 45 dakika dolmadan 12′ler dağılırlarmış…

22.09.2011 SINIF-11 ilk ürününü verdi; verdirene isimleri sayısınca şükürler!

Bir 11′inci sınıf taban puanını 92 yaptı bugün. İlgiyle dinlemenin yanında katılımları, yorum ve fikir üretmeleri sebebiyle… Ama önemlisi haftaya işlenecek ilk kader konusunda dersin de kaderini belirlediler sanki ve ilk kez orjinal bir yorum cümlesinin ortaya çıkmasına vesile oldular:

İNSAN RAHMANİ ÖZELLİKLERE SAHİPTİR

Bu hem insanın Allah tarafından yaratıldığının kanıtıdır hem de Kaderinin de Rahmani olduğuna işarettir.

Çok sade kısa ama nice cevherleri içinde barındıran bir cümle.

İnsanda insanca özellikler olur olmalı ve öyledir de…

1 Ne var ki insan bunları elde etmede hangi güce sahipti… Acizdi fakirdi bir çiğnem etti… Sahip oldukları one hep karşılıksız ve peşin de verilmişti… İnsanca olsun Rahmanca olsun sahip olduklarının bir Sahibi bir planlayıcısı olmalıydı…
2 İnsanda Rahmani özellikler kavramına Allahın isim ve sıfatlarının birer numunesinin insanda toplandığı ve insanın bunlara bir AYNA olduğu şeklinde bir yorum getirilebilir. Basar Semi’ Kelam sıfatları gibi. İnsan RAHMAN’A AYNA’lık gibi en güzel kadere sahipmiş meğer!
3 İnsandaki en çarpıcı Rahmani özellik bilindiği gibi SONSUZLUK FİKRİ olmalı… Sonlu ölümlü insanda bu düşüncenin bulunması esaslı bir çelişki oluşturmakta. Ebed arzusu ebedi ZAT’dan başka ne ile açıklanabilir? Kaderimizde O Sonsuz Zat’dan dolayı sonsuz bir hayat var!
4 Kader geçmişimizi ve geleceğimizi belirlemişse bunca nimetlerle var etmiş ve cenneti de verecekse, irademizle kaderi muvazenemizi bozduğumuzda Rahmaniyetiyle af ediyor günahımızı silip iyiliğe çeviriyorsa… Ne muhteşem Rahmani bir yapıdır bu KADER!…

İnsan tepeden tırnağa RAHMANİ BİR ABİDE olduğunun farkındalığında olabilmeli, kaderin kadrini bilebilmeli… dersler bunu sağlayabilmeli…

05.08.2011 Bugün gelen bilgi…
Muallim artık bir Anadolu lisesinde…

YENİ ÖĞRENCİ BAŞVURU SİTESİ >> anadolulisesi.wordpress


Eylülden itibaren eğitim-öğretimle ilgili uygulama ve izlenimleri GÜNLÜK te ziyaretçilerimizle paylaşma dileğiyle… :)
öğretmenlerden bilgi belge öneri eleştiri tavsiye adres vb yardımları bekleriz eniscelis@gmail.com

BİLİNÇLİ GENÇLİK iyiliği yayma POJESİ M.E.B.

Yeni nitelikli ÖĞRETMENLİK kireterleri ve sınavları

ŞİMDİDEN BİR ZİHİN ETÜDÜ – TEMRİNİ YAPALIM İSTERSENİZ

1.Anadolu lisesi öğrencileriyle ilk buluşmada Din K.dersinin genel anatomisi sunulabilir, ihtiyaç amaç ve hedef belirlenebilir, düşünmeye yoruma ve fikir üretmeye yönelik yöntemlerin belirlenmesi üzerinde durulabilir

2.İlk veya ikinci derste bütün öğrencilere birer karton ya da A4 kağıdının dörtte biri büyüklüğünde kağıt dağıtılabilir ve her öğrenciden (isim yazmak serbest) zihin ve vicdan dünyasını etkileyen üç önemli dini soru veya sorunu yazması istenebilir. Tüm öğrencilerin genel ilgi alanları varsa şüphe ve tereddütleri belirlenebilir ilerleyen haftalarda sınıfına göre konular üzerinde durulabilir ya da konusu gelince irtibatlandırılabilir

3. Öğretmen, Öğrencilere Dr. kimliği ile sunulup kariyerin bu son uzun soluklu durağında, kendi çapımızda, bütün Liselere başvuru kitabı olabilecek yeni bir AKADEMİK LİSE DİN.K. kitabı dökümanlarının beraberce ortaya konması teklifi getirilebilir. Öğrenciler kendilerini önemli bir misyonun parçası olarak görmüş olurlar.

9.,10.,11.,12. sınıflara ait her ders konusu bütün sınıflarda oluşan bilgi birikimiyle yorum ve üretilen fikirlerle her hafta sonu buraya eklenebilir, anketler ortaya çıkan yeni projeler ve tüm birikimler her dönem sonu downloada hazırlanabilir uygun şartlar olursa üç beş sene sonra kitap halinde de neşr edilebilir.

(Himmeti âlî tutalım Rabibimiz ne lutfederse… Bu noktada siz öğretmen arkadaşların desteğine de ihtiyaç var lütfen yazınız!)

4.TDYG (Toplumsal Değerleri Yaşatma Gönüllüleri) Projesi çerçevesinde ilk kez uygulaması yapılabilir
Olur mu olursa nasıl olur bilemiyoruz şuan… Belki şöyle olabilir: Sınıflarda teklif yapılır, yakın çevrenizde engellilik, hastalık, yoksullık, vefat, herhangi bir sorun gibi sebeplerle ziyaret edilmesi gereğini duyduğunuz yakınlarınız arkadaşlarınız varsa, son ders çıkışı bir saat ayırmamız mümkündür… (Tabii olarak konu okul idaresiyle gerekirse ilçe-il yönetimiyle irtibatlı yürümeli. İştişaresiz adım atılmamalı!!! Gelecekte Her okulda her öğretmenin ziyaret etmediği bir öğrenci evinin kalmayacağını düşünmek bir ütopya mıdır sizce?!)

5…..

———————————————————————————–
Kuşkusuz bütün bu tesbitler realize edildiğinde ve olumlu sonuç alındığında anlamlı olacaktır
———————————————————————————————————–

5 Ay önce hazırlanmış bir örnek (Bir görevlendirme söz konusu olmuştu, unutmuşuz; ilginç tesbitler de yapılmış ama :) )

İlk derslerde düşünülen uygulamalar
.
1-İlk intiba adına hatırı sayılır bir kıyafet, güven ve tevazu ile harmanlanmış, kararlı bakış ve tebessümle desenlenmiş bir duruş2-Ciddi ol katı olma neşeli ol sulu olma ilkesi her ilk derste öğrenci buluşmasında verildiği gibi verilmesi(Bu ve benzeri yaklaşım Kuranî’dir. Bugün 5′inci sınıfta sunuldu, israf konusu işleniyordu ayet okundu: Elini boynuna bağlayıp cimri kesilme, büsbütün de açıp tutumsuz olma, yoksa pişman olur, açıkta kalırsın. isra 17/29
Ayet iki olumsuz davranışı (cimrilik ve israf) belirterek adeta iki olumlu davranışı “Sen bul” ve “Öyle olma böyle ol!” mesajı vermekte. Tabi ki cömert ve tutumlu ol demek istiyor. Bu zıt iki kavram Nebiler Nebisinde azam mertebede tecelli etmiş…Bu temel ilkesel ahlaki yaklaşım baz alınarak hemen hemen bütün olumlu olumsuz duygu düşünce ve davranış biçimlerine uygulanabilecek bir DENGE ölçüsü daha doğrusu evrensel hayat ölçüsü elde edilebilirKonuya olumsuz bir kavramdan yola çıkarak da yaklaşmak mümkün: “Kibir” söz gelimi… Diğer üç kavram nelerdir sizce ve nasıl yerleştirilir yerlerine…
……………………………………….5.sınıf öğrencilerine sadece ana anahtar kavram verildi; “CÖMERT”… sonra diger üç kavramı geliştirmeleri istendi. özellikle 5-7 öğrencinin yoğunlaşması ile tüm kavramlar belirlendi: CÖMERT CİMRİ MÜSRİF TUTUMLU… “Ciddi ol… mantığıyla kim tam cümleleri kurar denince iki öğrenci bunu başardı:Cömert ol savurgan olma tutumlu ol pinti olma!… Cömertlikle savurganlığın tutumlulukla cimriliğin nasıl ayırdedilebeceği soruldu. Verme veya vermeme niyet amaç ve yerlerine göre belirlenebileceğini belirlediler onlara tebrikler!…)

3-Öğrenci karşılamasının düzeyine ve bakışlarına göre tebrik teşekkür ve övgü, sizde zengin potansiyel görünüyor deme gibi

4-İlk iki yönlü ders işleme yöntem denemesi
İlköğretim gibi ev ödevi verilecek profil yok
Ama dolaylı olarak okul dışında araştırmaya özendirici bir stil
Büyük ihtimalle Liselilerin yeni karşılaşacağı bir yöntem
Konuyu ister evde ister sınıfta dikkatle bir kez oku hızla tara en az üç cümlede yorumla sınıfta o konu ile ilgili en ilginç iki yorum aynı zamanda sınav soruları olmaya aday olsun
Yorum yapanların performans notları da 2×100 olsun
O sınıfa mesela 80 not giremesin, (israrlı olumsuz davranış hariç) hatta peşinen her öğrenciye 85 verilsin bu taban puan üzerinden öğrenciler 85-100 arası müsabakaya katılsın, özellikle yorumculara yeni fikir üretenlere “F” verilsin

Lisede de olsa öğrenciyi büyük harflerle ölçme değerlendirme (ama aslında onurlandırma) not verme sizce detay ve çucuksuluk mudur?… Çoklu zeka yapılandırmacı öğretim coşku havası estirme yüreklendirme gibi yaklaşımları göz önünde bulundurarak bu aslında yerinde olursa anlamlı olabilir.

A: Anlatımı konu sunumu güzel olanlara
B: Bilgi sunanlara
C: Ciddi olanlara
D: Dinlemesi farklı olanlara
E: Enerjik olanlara (hiperaktifler de nasiplensin :) )
F: Fikir üretenlere
…..
H: Hafızası güçlü olanlara
İ: İnternet araştırmacısı
K: Konuşması ses tonu diksiyonu güzel olanlara
….
M: Müzik çalışmasını alanınıza taşıyanlara
….
P: Performansı yazılı olarak haftalık hazırlayanlara
R: Resimle konularınızı sunanlara
S: Soru soranlara
Ş: Şiirle konularınızı sunanlara Şair ruhlulara
T: Tiyatral sunum yapanlara

Y: Yorumu güzel olanlara

Her bir öğrenciye her hafta defalarca vermeniz de gerekmez bu ölçme değerlendirme kodlarını tabi ki bu doğal da olmaz esasen… Bazen bir kez söylemek bile yeterli pozitif etkiyi bırakabilir bir öğrenci üzerinde, onu ciddiye aldığınızı değer verdiğinizi gösterir. Gerçekten çok zeki olup da banko 100 alan ekstraya ihtiyaç duymayan öğrenciye uygulanması bile ondaki güven duygusunu başarı sevincini ve derse ilgi ve iştiyakını arttırıcı rol oynayacaktır.

Bu yaklaşım ABD ve Avrupada uygulanan A,B,C gibi ölçmeleri aklınıza getirmiş olabilir.
Ayet ve Hadislerde öyle zengin döküman vardır ki bu gibi konularda…
Ayetlerde Nebiler için kullanılan evsaf vardır mesela… Her birinin hayat hikayelerinde karşılaştığımız farklılıkları…
O Muallimin, Efendimizin “Sen eminsin!” Sen Allahın kılıcısın!” “Sen ilmin kapısı” “Sen muallim!” “Sen şiir okuyansın!” “Sen şu dili öğrenen!” “Sen de yazıcı!” “Sen Valisin!” “Sen memur!” “Sen çiftçiliği iyi bilirsin!” “Sen tam bir esnaf!” “Sen Komutan!” “Sen istihbarat!” “Sen de diplomat!” “Sen sırdaş!” “Sen de can yoldaş!” vb farklı Sahabeye farklı yaklaşımlarını bir şöyle hatırlatalım ve ekleyelim o zaman bu harfler A dan Z ye ayırt etmeden bütün gençlerimize açılma öğrencilerimizi açma yeteneklere hitap etme potansiyellerini harekete geçirme ve gelecekteki mesleklerine ısınmada yardımcı olma anlamına da gelmektedir

5-Bir iki hafta bu oturunca güzel yorumlar puan alınca sınav sorusu haline dönüşünce okul dışında konunun araştırılması coşkusu ortaya çıkacak öğrenci hazırlıklı gelip fikir ve yorum ürünlerini sınıf pazarında satmaya bakacaktır. İşte bunu sağlamak için ödev veriyor havasında değil de, çarpıcı iki soru halinde merak uyandırıcı şekilde haftaya işlenecek konunun soru halinde verilmesi bakalım en güzel yorumları kim yapacak denmesi

6-İlk derste her öğrencinin önüne akademik konu hazırlayanların kullandığı fişler gibi (A4 sayfasının dörtte biri karton şeklinde) öğrencilerin önüne konması, en çok ilgilendiğiniz merak duyduğunuz ya da kafanıza takılıp çözümünü beklediğiniz dini konu nedir? dileyen ismini de yazabilir. İlerleyen haftalarda sistem yerleştikten ve sınıf ve okul koşulları dikkate alınarak önemli görülerek sizce seçilen soruların 5-10 dakikalık kısa zaman sürecinde işlenmesi, öğrenci durumuna göre şekil verilmesi, ya da her sorunun ilgili konu geldiğinde gündeme getirilmesi…

7-Bu ilk öğretimde “Bir köy muhtarsız olmaz…” dizelerini esprili bir şekilde tekrarlatma denemesi, coşku oluşturma ve hafıza ölçme uygulaması yerine duruma ve öğrencinin ilgisine göre şu tekerlemenin sunulması farklı bir sunumla farklı bakış açıları oluşturma penceresinin daha ilk tanışmada aralanması…:

Var olanın kanıtlanması çok kolaydır yok olanın kanıtlanması imkansızdır yeryüzünde bir elma cinsinin bulunduğunu iddia eden bir insan bir tek elmayı göstererek varlığını isbat edebilir yok olduğunu iddia edenin ise yeryüzündeki bütün elmaları yok etmesi ya da karış karış dünyayı dolaştırıp bir tek elmanın bile bulunmadığını göstermesi gerekir…

Yorum yapınız bu cümlelerle ne anlatılmak istenmiştir gibi…

Sonra da Allahın varlığını gösteren 4 ana kanıt nedir denebilir (Kuran Peygamber Evren İnsan) ve yukarıdaki cümlelere uyarlanması istenebilir

8-Zaman kalırsa ilk derste kitaptaki müfredat konusunun yukarıda sözü edilen tarzda örnek işlenmesi kısaca gösterilebilir

İlk ders için düşünülen bu uygulama ve gelişmelere göre yeni farklı uygulamalar ve sonuçları ilerleyen günlerde paylaşılabilir

Her varlıkta ve hadisede bir farklılık cereyan ediyor.
İki gün farklı olmalı iki saat iki dk bile bazen…

En orjinal ve müstesna şeylerin, olayların bile monotonlukla değer yitirdiği ülfetle solduğu gözlenir
En bilinen ve basit şeyler bile kimi zaman farklı ve orjinal sunumlarla mükemmele dönüştürülebilir
Geleceği omuzlayacak Türk Gençleri bunu hak ediyor

LİSE DERSLERİNE HAZIRLANALIM derken tevafuk ettiğimiz hoş bir site
>> 9.sınıf konuları
>> 10.sınıf konuları
>> 11.sınıf konuları
>> 12.sınıf konuları

  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.