![]()

duygusal içe dönük, sosyal dışa dönük, sayısal zekaya sahip olanlar resim müzik tiyatro becerisi bulunanlar…
soru sormasını sevenler sessizce dinlemeyi seçenler…
çok zekiler kaynaştırma olarak nitelenenler…
çalışmayı çok sevenler sadece kendileri gelenler…
proje üretenler öğretmeni tüketenler
düşkünlükleriyle ya da hiperaktiflikleriyle bezdirenler…
mutlu aile yuvasında ilgiyle yetişenler…
ve kimsesizler…
hepsi öğrenciler…
hepsi bizimkiler…
Ve hepsi olan öğretmen!…
YENİ BİR ÇALIŞMA ÖNERİSİ 11.11.2009
Öneriyi uygun görenler uygun gördükleri sınıflarda uygulayabilir
ADI: HİZMETİ ÖĞRENCİNİN AYAĞINA GÖTÜR!
VEYA: KURTAR ŞU ÖĞRENCİYİ ŞU HAMALLIKTAN ARTIK
YA DA: SINAVLAR YERİNE HAFTALIK AZ-ÖZ 7+7+7+7= 4 PERFORMANSLA ÖLÇ!… (Bu bölüm denemelere gelişmelere bağlı olarak biçimlenmeye açık. 7-8 hafta ciddi performans gösteren bir sınıfa en başarılı oldukları konular sorulaştırılarak sınav diye sunulabilir.)
) Eee müşterinin ayağına hizmet servisi yapma devrindeyiz di mi?..
1-ÖĞRENCİ DERS KİTABINI OKULA GETİRMESE
2-ÖĞRENCİ DEFTER TUTMASA
3-ÖĞRENCİ ÖZGÜR OLSA
NEDEN Mİ?..
Her öğretmen kendi okulunu sınıflarını bilir, okuldan okula sınıftan sınıfa fark olabilir
Ama şu gerçek bir ortak derdiğimiz değil midir bütün Din Kültürü hatta branş öğretmenleriyle paylaştığımız?..
Öğrencilerin çoğunluğu verilen konuyu evde ders kitabından okumuyor ve defterine de mesela soruları cevaplamıyor; kaldı ki başka kaynak kitaplardan araştırma yapsın!..
Bunda diğer Türkçe Matematik Fen bilgisi gibi önemli derslerle ilgili yoğun ödevler zaman ayırmalar etkili olabilir
Ya da biz öğretmen olarak yeterince ilgi uyaramamış orjinallik sunamamış olabiliriz
Ve incelenmeli bu; bir kerelik performans olayı öğrenciyi işin kolayına yönlendiriyor. Tabirimizi mazur görün bir gecelik aşk gibi bir çıktılık dosya ödevi ile koca dönemi kotarıveriyor
Evet, Öğrenci defter tutmayı bırakın, getirmiyor bile getirse de boş getiriyor… Hatta mutlaka yaşamışsınızdır kitap defter çantadadır ve öğrenci siz uyarmadıkça çıkarmaz bile her hafta taşır durur onları… Bazen alışkanlık gereği çıkarmıştır masasının önündedir uyarmasanız o ders sonuna kadar kapalı kalacaktır… Hatta açık bile olsa değişen bir şey yoktur öğrenci kitabın içine girmemektedir. Bu çalışma ÖĞRENCİNİN KİTAPLA BÜTÜNLEŞMESİ - KİTAPLAŞMASI adına bir çabadır.
Kısacası sanki öğrencilere biz kitap defter hammallığı yaptırıyoruz, yapmalarına göz yumuyoruz gibi geliyor
Ya da onlar bunu kanıksamışlar artık kitap taşımak zor gelmiyor…
Ya bir düşünsenize…
Öğrenciden alacağınız bir kaç cümle bir şey…
Ona neden koca kitabı defteri taşıtıyoruz ki!…
İşleyeceğimiz bir konu neden kitaptaki bütün konuları taşıtıyoruz
Ya da taş çatlasa bir sayfalık ders işleyeceğiz 100 sayfayı getirmesini istiyoruz acımadan
Üstelik okumadığını defterine notlar almadığını bile bile…
Evde ders kitabını okuyan not tutanlar zaten okumuşlar etmişler tekrar niye getirsinler ki!…
İlk kademede kitapların okulda dolaplara kilitlenmesi eve götürülmemesi ayrı bir tartışma konusu…
(Evet! Şu da denebilir. Öyle sınıflar var ki evde hiç kitap okutamıyoruz ödev yaptıramıyoruz. Hiç olmazsa kitap getirsinler de açıp sınıfta okusunlar. Önemli yerlerde duralım sorular soralım. Bu yolla bari öğrensinler… Tabi ki ne denebilir ki!…)
Hatta biz öğretmenler kimbilir kaç sene elimizde kitaplar sınıf sınıf dolaşmış durmuşuzdur
hala kitapla sınıfa giren arkadaşlar alınmasın lütfen!… Öyle başarılı oluyorlarsa bu ne güzel!… Öğrenci hazırlanıp geliyor katılıyorsa bu daha da güzel… Kitap taşımak gibisi var mı?.. Ama bilirsiniz Kuran diliyle esfar yüklü merkuplar da var!..
Bizce yükte hafif pahada ağır şeyler taşımalı, taşıtmalı onlara ve taşımaları öğretilmeli..
Bilgi deposu kitapları taşıyacaklarına kitaplardaki minik cümleleri minik beyinlerine yerleştirerek beyinlerini taşısınlar sınıflara…
Evet Berlin duvarı yıkıldı
Filistin duvarı duruyor
Ama bizi asıl
Şu beyinlerdeki duvarlar yıkıyor vuruyor!..
“Kitapları taşırım öğretmenliğimi de öğrenciliğimi yaparım!”
Yıkmalı bu öğrenci ile aramızdaki bizimle insanlık arasındaki beyin duvarlarını artık!…
Hani küçük risalecikler gibi.. Sayfacıklar sayfacıklarda cümlecikler taşısınlar o cümleciklerle başarı mutluluğunu tatmaya çalışsınlar bir!…
Yani ceketinizin cebinde bir sayfacık!… Derse öylece girmeyi denediniz mi hiç!…
Ama!… Ama ne sayfa!… Sınıf mutfağında öğrenci yamaklarınızla pişirdiğiniz bir kitaba bedel sayfanızla…
TEK BİR SAYFA … Sayfa deyip geçmeyiniz Koca Nebilere bile gökler konuşmuş ama avuçlarına bir sayfa bırakıldığı olmuştur.
Bunca söz bu teklifi sunmak içindi…
Şahsen önümüzdeki hafta sınav sonrası bu uygulamayı düşünüyoruz biz… İkinci sınava hazırlık adına da…
Bugün girdiğimiz bütün sınıflarda yeni kampanyayı tanıttık.
Hey çocuklar artık özgürlük var Kitap defter getirmeyeceksiniz!…
Gözlerdeki şaşkın ama parıldayan bakışlardan şu okundu.
“Valla öğretmenim! Sebebini anlamasak da harika bir şey bu! Keşke her öğretmen bunu dese!..”
SADECE NAYLON İÇİNDE SİZE VERECEĞİM BU SAYFAYI GETİRECEKSİNİZ.
Kaç öğrenciye ders veriyorsanız o sayıda fotokopi kağıdı alıyorsunuz fotokopi odasından, diyelim 300…
300 de naylon topluyorsunuz; bir çırpıda dolaplara hapsolmuş öğretmen öğrenci ve idareci naylonlarından…
Her sınıf için bir dosya!… Öğrenci sayısınca naylonlar içinde kağıtlar…
Sınav sonrası derste tek tek öğrencilerin önüne koyuyorsunuz bu hediyenizi…
Bu çalışmayı da velilere mutlaka duyurmalısınız ki evde takibi yapılabilsin yardımcı olsunlar…
İkinci sınava kadar işleyeceğiniz konuları sorular-konular haline getirip tamamını yazdırıyorsunuz o kağıtlara… Soruları bilgisayarınızda bir sayfaya yazıp çoğaltıp dağıtmanız tabi ki enfes olur.
Bu sayfa ana soru-konu sayfası oluyor. Koca kitabın haritasını böylece 4 sayfada sunmuş olacaksınız onlara; her sınav için bir kağıtta ilgili sorular-konular.
KİTAPTA DETAYI BULUNMAYAN BAZI KONULARI GÜNCELLEŞTİREREK SORMANIZ NE KADAR YERİNDE OLUR
Söz gelimi 7.sınıfların müfredatında batıl inançlar hurafeler konusuyla ilgili olarak mesela şu konular sorulaştırılarak verilebilir.
“Reenkarnasyon nedir Dinimize göre hangi sebeplerle yanlıştır?”
“Satanizm nedir sizce hangi tutarsız yanları ve zararları vardır?” gibi…
Ve diyelim 7 hafta sonunda sınav günü herkesin çalışmasını topluyorsunuz, zaman ayırıyor inceliyor imzalıyor performans notu veriyor, takdirkar veya eleştirel ve tavsiye içeren notlarınızla iade ediyorsunuz…
20 soru veya konu yazdırdınız diyelim. (Sorular-konular öyle hazırlanmalı ki kitaptaki konuyu kapsamakla kalmasın farklı bilgiler edinmeye kapı aralasın ve sınıfta adeta bir televizyon oturumu yapıyor gibi GÜNDEMİMİZDE ŞU KONU VAR diyerek açılımlar sağlanabilsin)
Önümüzdeki hafta diyelim ilk dört soruyu-konuyu işleyeceksiniz. Öğrenci o 4 sorunun cevabını konunun içeriğini olabildiğince 5 kaynaktan özlü önemli anlamlı cümleler halinde not ediyor ve siz mutlaka tek tek özellikle ilk deneme haftalarında bütün öğrencilerin en az bir cümle paylaşmalarını sağlıyorsunuz. Herkesin basit de olsa getirdiğini değerli bulduğunuzu ifade ediyorsunuz.
Çalışma hazırlanırken öğrencinin farkçı açılardan bakabilme becerisini kazanması için benzeri yaklaşımlar gösterilebilir
1-Tanım (Dua nedir)
2-Kaynak (Ayet Hadis)
3-Sebepler-Gerekçeler (Dua niçin gereklidir)
4-Sonuçlar (Duanın yararları kazandırdıkları nelerdir)
5-Yapılandırma-İçselleştirme (Dua eder misin ne hissedersin)
6-Detaylandırma-Örnekleme
-Dua nasıl yapılır (içten-sürekli vb)
-Hangi şekillerde olur (kavli-fiili)
-Kabul olmadı denir mi (5. sınıfta bir öğrenci aynen “Öğretmenim dua ediyorum ediyorum Allah hiç kabul etmiyor!” dedi.
Bir sınıfta ilginç bir yaklaşım ortaya çıktı: Allah kabul etmiyor diyene. Nerden bildin? Kim söyledi? Ayrıca yoksa Allah hakkında ön yargın mı var?
Öte yandan “Demek istediğinin verilmediğinden şikayet ediyorsun? Ya bu önceden peşin karşılıksız değerli ve sınırsız olarak bedeninde ve çevrende verilenlere ne diyeceksin? Önce bunların borcunu nasıl ödeyeceksin?”
Sonra şunlar açıklandı, tabi detaylı. Ya hemen verir ya sonra verir ya aynen verir ve ya farklı verir ya da ahirete de bırakabilir vb.)
-Günlük hayattan dua örnekleri (Anlamıyla bir ayet bir hadis duası ezberle)
Şu uyarı önemli olabilir: Öğrenci kendi sayfasında olmayan diğer öğrencilerin sayfasından sunulan önemli cümleleri kendi sayfasına ekliyor ve sınıfça bilgi zenginleşmesi oluyor.
Bu çalışmayı gerçekleştirebilir sabır ve fedakarlıkla takip edebilirseniz…
Bakınız… Bir taşla kaç kuş yuvası yapmış oluyorsunuz;
Bu çalışma ile o ürün dosyası olayını gerçekleştirmiş olacaksınız,
Öğrencinizi SBS sınavına hazırlar gibi sınava hazır hale getirmiş olacaksınız,
Bir dönemde bir iki geçiştirme performans ödevi olayını canlı aktif hale getirmiş bir haftalık hatta bir gecelik çalışmayı 7-8 haftaya yaymış olacaksınız
VE EN ÖNEMLİSİ HER ÖĞRENCİYE KENDİ BAŞARISININ KARŞILIĞI OLARAK kendince yapabildiğinin, emeğinin karşılığı olarak, l00 puanı elde etmenin mutluluğunu yaşatacaksınız.
BİR DÜŞÜNÜNÜZ!
Öğrenci bir kaç gece boyunca çalışsa ertesi gün sınavda 100 alsa… Sizce bu bir öğretim başarısı mıdır?
Ya da 7-8 hafta tutarlı ciddi araştırıp konulara hazırlanıp sınıfta paylaşsa ve sınavdan söz gelimi 60 veya 75 alsa… Sizce bu bir öğretim başarısızlığı mıdır?
Evet önceki durumda üç beş zeki, kendisiyle ilgilenilen ve çalışkan bir öğrenci başarısından söz edilse bile ikinci durumdaki öğrenciler için başarısızlık tanımlamasının yapılması kanımızca doğru olmayacaktır. Zira çoklu zeka denilen yaklaşıma uygun düşmeyen bir şekilde, farklı yeteneklere sahip bütün öğrencilerden aynı düzeydeki sınavdan aynı başarıyı göstermeleri istenmektedir.
Oysa önerdiğimiz çalışmada HER ÖĞRENCİ 7-8 haftalık performansının en başarılısı olarak 100 PUANI hak etmektedir.
Farklı siklette farklı ağırlıkları kaldıranların kaldırabildikleri ağırlık dalında altın madalya almaları gibi…
Ve Ayette “Her insan için sa’y-u gayretinden başkası yoktur sa’y-u gayretinin sonucunu mutlaka görecektir-görmelidir”
Bu çalışma önerimizde demek istiyoruz ki: Öğrencinin 7-8 hafta boyunca ciddi gayret göstermesini sağlayın ve senin hakkın evladım 100 deyin!.. (Bir reklamda dendiği gibi yok artık iyice abarttık …
Evet biz abarttık ve öğrenciye 100 değil İKİ 100 vermeye bile kalktık!..)
Size garip gelebilir belki bir öneride daha bulunabiliriz… Her hafta ders sonunda en önemli özlü iki favori soruyu beraber belirleyebilirsiniz sınav için; öğrencilerden sınav sorusu teklifleri alırsınız, iki-üçte karar kılarsınız onları sorarsınız… Hatta onlara 7-8 haftada 15-20 soruyu kendiniz pişirin kendiniz yeyin deyin! Ve zaten siz o soruları soracaktınız. Bırakın öğrenciler biz bulduk benim sorum çıktı desinler ömür boyu bunu kendilerinden bilsinler.
Deneyin bir göreceksiniz ki bu yeni kitapsız deftersiz rahatlatıcı ve kendilerini ifade edebilecekleri farklı durum karşısında isteksiz ve geri geri duran öğrencileriniz bile öne geçme çabası içinde olacaklardır
Öğrenciye kitabı defteri değil bilgi ve düşünceyi taşımayı işlemeyi paylaşmayı öğretmiş olacaksınız
Önemlisi kitaptan defterden bağımsız kendi eseri elinin beyninin emek ürünü önünde hem üretken hem (Yaratıcılık vasıfı Allaha ait) eser ortaya koyan duruma getirmiş olacaksınız
Ama sıkı takip ve özendirmeye devam etmeli… Mesela özellikle ilk haftalar tek tek sayfalara başardı işaretinizi-imzanızı ve her defasında 1,2,3,4,5,6,7 gibi sırasıyla rakamlar koymalısınız, kimin ne kadar yaptınğını ını kontrol ettiğinizi gösterme ve ciddiye almalarını sağlama açısından.
Derse girince düşünsenize bütün öğrencilerin önünde naylon içinde bir sayfa… Beyaz beyaz… Harika bir görüntü..
Elinde tebeşir orkestra şefi gibi bir muallim!
Öğretmen gibi rol üstlenme konumlarıyal gurur duymakta olan öğrencilerin önlerindeki sayfalarından bir bir alıyorsunuz cümleleri, büyük bir hassasiyetle olumlu ve takdirkar tepkilerle!..Ve not ediyorsunuz tahtaya özenle cümleler halinde teker teker!..
Siz olsanız bir cümle getirseniz takdir edilseniz yeni cümleler hazırlamak istemez misiniz?
İnanın!.. İnanın!.. 5 kaynaktan (Ders kitabı-diğer kitaplar-Aile-İnternet-Öğrenci düşünce ve yorumu ile) taşıdıkları bilgilerle hiç aklınızda olmayan farklı pencereler açtıklarını hayretle göreceksiniz!…
Bir kelime söyleyecekler sizi tetikleyecekler, tedailer yaptıracaklar, heesapta olmayan bilgiler yorumlar üşüşecek beyninize… O kadar ki bazen kendiniz kendi yorum ve açıklamanıza şaşırır hale geleceksiniz.
O masumlar bazen öyle cümleler getiriyorlar ki “Ben bunu düşünmemiştim! Nasıl düşünemedim!” diyorsunuz şaşıyorsunuz… Diğer sınıflara da orjinal düşünceleri taşıyorsunuz. Bir kısmının yorumlarını aldıkları anne babaları abla dede veya başkalarını sınıfça alkışlatıyorsunuz.
Siz tahtada, ilk soruyu yazmışsınız önlerindeki kağıtlardan öğrenci size sırayla sunuyor öbürleri sıranın kendilerine gelmesi için sabırsızlanıyorlar ve siz tahtadaki yerlerine monte ediyorsunuz…
Bu arada sakın olayı karıştırıp bu sefer siz kitapla sınıfa girmeye kalkmayınız ): Hatta konuyu farklı kaynaklardan kendi dosyanızdaki naylon içindeki o beyaz sayfaya önceden oturup kendiniz hazırlayınız… Sene sonunda kendi sayfanızda adeta basılacak bir kitap haline gelmiş notlarınız sizi de çok memnun edecektir… Ve seneye de hazırsınızdır artık bilgi ve yorum zengini olarak…
Evet var mısınız yeni BEYAZ BİR SAYFA açmaya meslek hayatınızda… Şu açılımlar senesinde!…
Valla bizce öğretmen, çok şey öğrenme adına bu çalışmayı yapsa yeridir…
(Bu çalışma, bütün 6 ve 7′lerde, 4 ve 5′lerin düzeyi en yüksek olan birer sınıfta, 1.dönem ikinci sınavna hazırlık adına uygulanacak. Başarı olmazsa 2.dönem için bir başka yönteme başvurulacak…
Söz, bu uygulamadan başarı da çıksa falso da olsa -ki eğitim adına her çaba hatta kutsaldır- burada paylaşılacaktır, söz!)





1-SINIF ÖĞRETMENİ-ÖĞRETMENLER RAPORLAŞMASI
2-SINIF ÖĞRETMENİ-VELİLER RAPORLAŞMASI
3-SINIF ÖĞRETMENİ-ÖĞRENCİLER RAPORLAŞMASI


